Bu sayfada Çırı ne demek nedir çırı hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi çırı resimleri yazıları türkçesi ne demek çırı ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller çırı hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Çırı nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Çıra. Çırıg : Çıkrık, bk. çırıh Çırığta : Lokma tatlısı. Çırıh : Çıkrık, bk. çırıg. Çırık : Serçeye benzer bir çeşit kuş. Yırtık, yarık. Su oluğu: Aha bu puğara bir çırıl yaptırmadık. Sıkılmış üzü...
Çırıh nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Çıkrık, bk. çırıg. Çırı : Çıra Çıkrık : Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dön...
Çırıkcı nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Çıkrıkçı. Çırı : Çıra Çırık : Serçeye benzer bir çeşit kuş. Yırtık, yarık. Su oluğu: Aha bu puğara bir çırıl yaptırmadık. Sıkılmış üzümün posası. Kirman, çıkrık. Köpük, kaymak. Çıkrıkçı : Çıkrık y...
Çırılçıplak nedir Çırılçıplak; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. "Çırılçıplak" ile ilgili cümle Çırılçıplaklık : Çırılçıplak olma durumu. Tamam : Evet. Eksiksiz. Bütün, tüm. Yanlış ve yalan olmayan, doğru. Tamamlanmış,...
Çırılta nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Lokma tatlısı. Çırı : Çıra Lokma tatlısı : Mayalı hamurun küçük yuvarlak lokmalar hâlinde kızgın yağda kızartıldıktan sonra şerbete atılmasıyla yapılmış olan bir tatlı, lokma. Tatlı : Şeker tadınd...
Çırımbula nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Ağustos böceği. Çırı : Çıra Ağustos böceği : Eş kanatlılardan, erkeği yazın karnının altındaki özel bir organdan kesik ve sürekli ses çıkaran bir böcek, orak böceği (Cicada plebeja). Ağustos : Yıl...
Çırımlamak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Parça parça etmek. Çırı : Çıra Parça parça : Parçalanmış bir durumda, lime lime. Azar azar, bölüm bölüm. Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma...
Çırışmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Bağrışıp çağrışmak. Çırı : Çıra Çağrışmak : Birbirini çağırmak. Hep birden bağırarak yaygara etmek. Çağrışma : Çağrışmak işi. Bağrış : Bağırma işi. Çağrı : Birinin bir yere gelmesini isteme, davet...
Çırız nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Çalı çırpı. Çırı : Çıra Çalı çırpı : Kolayca ateş yakmaya yarayan ince ve kuru ağaç dalı, kuru ot vb. şeyler. Çırpı : Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip b...
Çırıg nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Çıkrık, bk. çırıh. Çırı : Çıra Çıkrık : Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dön...
Çırığta nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Lokma tatlısı. Çırı : Çıra Lokma tatlısı : Mayalı hamurun küçük yuvarlak lokmalar hâlinde kızgın yağda kızartıldıktan sonra şerbete atılmasıyla yapılmış olan bir tatlı, lokma. Tatlı : Şeker tadınd...
Çırık nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Serçeye benzer bir çeşit kuş. Yırtık, yarık. Su oluğu: Aha bu puğara bir çırıl yaptırmadık. Sıkılmış üzümün posası. Kirman, çıkrık. Köpük, kaymak. Çırı : Çıra Çırıkcı : Çıkrıkçı. Çırıklık : Sürtük...
Çırıklık nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Sürtüklük. Çırı : Çıra Çırık : Serçeye benzer bir çeşit kuş. Yırtık, yarık. Su oluğu: Aha bu puğara bir çırıl yaptırmadık. Sıkılmış üzümün posası. Kirman, çıkrık. Köpük, kaymak. Sürtüklük : Sürtük...
Çırılçıplaklık nedir Çırılçıplak : Tamamen çıplak, çırçıplak, anadan doğma, anadan üryan. Çok açık bir biçimde. Bitki örtüsü bulunmayan. Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. B...
Çırım çırım çirtmah nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Sesli sesli ağlatmak. Çırı : Çıra Ağlatmak : Ağlamasına yol açmak. Ağlatma : Ağlatmak işi. Sesli : Sesi olan, ses çıkaran. Ünlü. Ses çıkararak. İngilizce'de Çırçır yan ürünü ne demek ? : cottonsee...
Çırımçıngıl nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Sık taneli (üzüm, kiraz ve benzerleri meyve için). Çırı : Çıra Meyve içi : Meyvelerde, tohumların bulunduğu iç bölüm. Taneli : Tanelerden oluşmuş. Çeşitli boylarda tanesi olan. Benzer : Nitelik, g...
Çırıntı nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Odun parçaları. Çırı : Çıra Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?. Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılm...
Çırıyi nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Çırayı. Çırı : Çıra Çıray : Beniz: Ahmed'in çırayı sararmış. Yüz çizgileri, yüz güzelliği. Beniz, yüz. İnsan resmi. Çıra : Çam vb. reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü. Lamba...