Bu sayfada Crease ne demek nedir crease hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi crease resimleri yazıları türkçesi ne demek crease ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller crease hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Crease nedir English: Canadian wheat prices are forecast to decrease. Turkish: Kanada'da buğday fiyatlarının azalacağı tahmin edilmektedir. English: All drugs of addiction increase the release of dopamine in the brain. Turkis...
Crease up nedir : Pot. Buruşturmak. Pli. Kırışıklık. Kırıştırmak. Kat. Buruşukluk. Donatılan ağlarda yakalara geçirilen ağa verilen fazlalık. Kırışmak. Buruşmak. Crease proof : Buruşmaz. [#Crease resistant : Buruşmaz. Creased : Buruşuk. K...
Creaser nedir : Kırışan kimse veya şey. Buruşan kimse veya şey. Kıvrılan kimse veya şey. Increaser : Bir şeyi büyüten kimse veya şey. Büyüten. Daha büyük hale getiren kimse veya şey. Yükselten. Arttıran. [#Increasers : Büyüten. Daha büy...
Creases nedir English: If the number of cars increases, so will the traffic. Turkish: Eğer araba sayısı artarsa, trafik de artar. English: The demand was brought down by increases in imports. Turkish: İthalattaki artışla talep...
Crease proof nedir : Buruşturmak. Donatılan ağlarda yakalara geçirilen ağa verilen fazlalık. Buruşmak. Pot. Kırıştırmak. Kırışmak. Kırışıklık. Kat. Pli. Buruşukluk. Proof : Emin. Dayanıklı hale getirmek. Dayanıklı. Kanıt. Senet. Alkol derece...
Crease resistant nedir : Kırışıklık. Donatılan ağlarda yakalara geçirilen ağa verilen fazlalık. Kırıştırmak. Kırışmak. Pot. Buruşukluk. Buruşmak. Kat. Buruşturmak. Pli. Resistant : Dayanır. Karşı koyan. Mukavim. Direnen. Direngen. Rezistan. Dire...
Creased nedir English: Accidents have increased in number. Turkish: Kaza sayısı arttı. English: Imports of British goods increased. Turkish: İngiliz malları ithalatları arttı. English: He demanded that his salary be increased....
Creasers nedir : Arttıran. Daha büyük hale getiren kimse veya şey. Yükselten. Bir şeyi büyüten kimse veya şey. Büyüten. Creaser : Kırışan kimse veya şey. Buruşan kimse veya şey. Kıvrılan kimse veya şey. [#Increaser : Büyüten. Daha büyük ...