Crease türkçesi Crease nedir

Crease ile ilgili cümleler

English: Canadian wheat prices are forecast to decrease.
Turkish: Kanada'da buğday fiyatlarının azalacağı tahmin edilmektedir.

English: All drugs of addiction increase the release of dopamine in the brain.
Turkish: Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salgılanmasını arttırır.

English: Accidents have increased in number.
Turkish: Kaza sayısı arttı.

English: Along with this increase, there has been a change in the world's economic organization.
Turkish: Bu artış ile birlikte, dünyanın ekonomik organizasyonda bir değişiklik oldu.

English: Consumption of paper has increased.
Turkish: Kağıt tüketimi arttı.

Crease ingilizcede ne demek, Crease nerede nasıl kullanılır?

Crease proof : Buruşmaz.

Crease resistant : Buruşmaz.

Crease up : Kahkahayı patlatmak.

Creased : Katlı. Buruş buruş. Buruşuk. Kırışık.

Creaser : Kıvrılan kimse veya şey. Buruşan kimse veya şey. Kırışan kimse veya şey.

Creases : Katlanmak. Kırmak. Buruşmak. Kırışmak. Pli yapmak. Buruşturmak. Katıla katıla gülmek. Kırışık. Ütülemek. Sıyırmak.

Decrease decimal : Ondalık azalt.

 

Capital increase through rights issues : Şirketlerin sermaye artırımı karşılığında çıkardıkları hisse senetlerini nominal değerinden veya daha yüksek bir fiyattan satmaları. Bedelli sermaye artırımı. Bedelli sermaye arttırımı.

Capital decrease : Sermaye azaltımı.

Capacity increase : Kapasite artırımı. Kapasite artışı. Bir işletme, kesim veya ülkede belli bir dönemde mevcut üretim kapasitesine yeni makine ve donanımlarla yapılan eklemeler. Kapasite gelişimi.

İngilizce Crease Türkçe anlamı, Crease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crinkles : Hışırdatmak. Karıştırmak. Hışırdamak. Kıvırmak. Kırışık. Büzüşmek. Katlamak.

Bunch : Takım. Grup. Deste yapmak. Toplamak. Bağlam. Çete. Hevenk. Demet yapmak. Dermek.

Clanger : Gaf. Falso. Büyük hata. Hata. Klanji.

Rucked : Örselemek. Nal toplayanlar. Geride kalan atlar. Örselenmek. Sıradan insanlar.

Blunder : Gaf. Acemileşmek. Gaf yapmak. Hata yapmak. Çam devirmek. Düşünmeden söylemek. Pot kırmak. Sendelemek. Tökezlemek.

Crinkliness : Kırışık olma.

Graze : Otlatmak. Kaydırma. Sıyrık. Sıyırmak. Hayvanları otlatmaya elverişli, doğal veya yapay bir bitki örtüsü bulunan, otları seyrek ve kısa boylu, biçilmeye uygun olmayan engebeli arazi. Bere. Yalamak. Mera. Karşı namlu üzerinden kaydırılarak yapılan doğru dürtüş. Otlamak.

Atrocity : Berbatlık. Gaddarlık. Gaf. Mezalim. Vahşet. Şenaat. Acımasızlık. Canavarlık. Hunharlık.

Corrugating : Oluklama. Dalgalandırmak.

Knit : Düğümle birleştirmek. Kaynaşmak. Örmek. Dokumak. Örgü örmek. Düğümle bağlamak. Birleşmek. Sıkı ve sağlam bir şekilde bağlanmak. Çatmak. Örgü.

 

Crease synonyms : ruckle, crinkling, shave, crinkle, horizon, clangers, fold up, coatings, deck, lasher, plaits, convolution, decks, flat, ruck up, wrinkle, ruga, bunching, crisp, scrunch, bat the eyes, boner, pleat, faux pas, carry on with, carry on, contort, ruck, floor, boners, contorts, corrugates, flutes.

Crease zıt anlamlı kelimeler, Crease kelime anlamı

Unfold : Göz önüne serilmek. Açmak. Açılmak. Yayılmak. Açıklamak. Açmak (katlanmış bir şeyi). Ortaya çıkarmak. Gelişmek (öykü). Gözler önüne serilmek. Sermek.

Crease ingilizce tanımı, definition of Crease

Crease kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The combination of four lines forming a rectangle inclosing either goal, or the inclosed space itself, within which no attacking player is allowed unless the ball is there. Hence, a similar mark, however produced. A line or mark made by folding or doubling any pliable substance. To make a crease or mark in, as by folding or doubling. [Bakınız: Creese]. Called also goal crease.