Corrugating türkçesi Corrugating nedir
- Oluklama.
- Buruşturmak.
- Dalgalandırmak.
- Buruşmak.
- Kırışmak.
- Kırıştırmak.
Corrugating ingilizcede ne demek, Corrugating nerede nasıl kullanılır?
Corrugation : Yiv. Kırışma. Oluk. Buruşturma. Dalga. Ondüle. Ondülasyon. Kırışık. Kırıştırma. Kıvrık.
Corrugation method : Karık sızdırma yöntemi. Sızdırma yöntemi.
Corrugations : Kırışma. Oluklar. Kırışıklar. Buruşturma. Ondüleler. Kırıştırma. Dalgalar. Kırışık.
Corrugate : Dalgalandırmak. Buruşturmak. Kırıştırmak. Buruşmak. Kırışmak.
Corrugated : Kıvrımlı. Koruge. Buruşmuş. Ondüleli. Dalgalı (metal). Paralel girinti ve çıkıntıları olan. Katlı. Oluklu. Oluklu (saç veya karton vb). Dalgalı.
Corrugated metal : Oluklu metal. Ondüle sac. Oluklu sac. Oluklu saç levha.
Corrugated sheet : Kırışık sac. Oluklu levha. Ondüleli sac. Oluklu sac.
Corrugated paper : Oluklu karton veya mukavva. Mukavva. Kutu yapmak için kullanılan sağlam sert kağıt. Oluklu karton.
Corrugated cardboard : Oluklu mukavva.
Corrugated iron : Kıvrımlı demir. Oluklu sac. Oluklu saç. Dalga şeklinde yapılmış olan demir veya çelik saçlar (inşaat malzemesi olarak kullanılan). Oluklu demir levha.
İngilizce Corrugating Türkçe anlamı, Corrugating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Corrugating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contaminating : Kirletmek. Kirleten. Pisletici. Kirletme. Bozmak. Kirletici. Bulaştırmak. Bulaştırıcı.
Crumpled up : Çökmüş. İçi bozulmuş. Çökmek. Darmadağın olmak. Yıkılmak. Düşmek.
Contort : Bükmek. Burmak. Çarpıtmak. Burma. Eğme. Eğmek. Saptırmak. Kıvırmak.
Crisp : Canlı. Gıcır gıcır. Taze. Gevrek. Kıvırcık. Gevretmek. Hışırdatmak. Kıvırmak. Kıtır kıtır.
Agitates : Sarsmak. Sallamak. Üzmek. Kışkırtmak. Tahrik etmek. Propaganda yapmak. Telaşlandırmak. Galeyana getirmek. Çalkalamak.
Agitate : Kamuoyunu kışkırtmak. Üzmek. Kışkırtmak. Galeyana getirmek. Çalkalamak. Sallamak. Altüst etmek. Sarsmak. Çalkalanmak. Tahrik etmek.
Bunching : Deste yapmak. Yığılma. Dermek. Bükme. Bölükleşme. Tel çekme imalatında çok telli malzemelerin toplanarak tek tel gibi sarılması. Derleniş. Toplanmak. Öbekleşme.
Contorts : Eğmek. Burmak. Kıvırmak. Saptırmak. Bükmek. Eğme. Burma. Çarpıtmak.
Carry on with : Devam etmek. Korte etmek. Aşna fişne olmak. İle ilişkisi olmak. Oynaşmak. Sürdürmek. Gayrimeşru bir ilişki içinde olmak. İlişkisi olmak. Düşüp kalkmak.
Corrugating synonyms : corrugates, cause to undulate, bat the eyes, corrugate, blows, billows, channelling, become wrinkled, cockle, contract, billowed, crimp, crinkle, contorting, crumple up, creases, infectious, cockled, crinkles, crease, crimps, billow, ridge, crumple, crinkling, crisped, bunch, carry on, crinkled.
Corrugating zıt anlamlı kelimeler, Corrugating kelime anlamı
Noninfectious : Bulaşıcı olmayan. Bulaşmayan. Bulaştırmayan.
Innocuous : Masum. Zararsız. Tehlikesiz. İncitmeyen.

Bu kısımda Corrugating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Corrugating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Corrugating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Corrugating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.