Blunder türkçesi Blunder nedir
- Çam devirmek.
- Gaf.
- Pot kırmak.
- Acemileşmek.
- Gaf yapmak.
- Hata yapmak.
- Tökezlemek.
- Pot.
- Düşünmeden söylemek.
- Sendelemek.
Blunder ingilizcede ne demek, Blunder nerede nasıl kullanılır?
Blunder about : Beceriksizlik yapmak.
Blunder on : Rastlamak.
Blunder out : Ağzından kaçırmak. Yumurtlamak. Pot kırmak.
Blunder upon : Tesadüfen bulmak.
To blunder away an advantage : Bir şansı boşa harcamak. Bir avantajı kaçırmak. Bir fırsatı boşa geçirmek.
Big blunder : Büyük yanlış. Büyük hata.
Fatal blunder : Ölümcül hata. Öldüren yanlış. Ölümcül gaf. Korkunç hata.
Blunderer : Pot kıran kimse. Çam deviren kimse. Pot kıran. Beceriksiz. Kötü iş gören kimse.
Blunderers : Kötü iş gören kimse. Çam deviren kimse. Beceriksiz. Pot kıran kimse. Pot kıran.
Blundered : Acemileşmek. Pot kırmak. Hata yapmak. Düşünmeden söylemek. Tökezlemek. Gaf yapmak. Gaf. Sendelemek. Pot. Çam devirmek.
İngilizce Blunder Türkçe anlamı, Blunder eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blunder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contretemps : Mani. Beklenmeyen terslik. Engel. Kontrtams. Talihsizlik. Aksilik. Bir hazırlık hareketidir. beşinci duruş; yarım parmak ucunda yükseldikten sonra gerideki bacağı kırk beş derecelik bir açıyla kaldırma ve dördüncü duruşla öne getirme. her iki diz de büküktür. Şanssızlık.
Breach : Güvenliği kırmak. Bozulma. Gedik açmak. Yarmak. Uymama. Bozma (anlaşmayı). Gedik. Kırmak. Çiğneme. Bozmak.
Flub : Aptalca hata. Perişan etmek. Bozmak. İçine etmek. Büyük hata. Berbat etmek.
Blunder out : Ağzından kaçırmak. Yumurtlamak.
Crease : Kırıştırmak. Kırışıklık. Kırışmak. Pli. Kat. Buruşukluk. Buruşmak. Buruşturmak. Donatılan ağlarda yakalara geçirilen ağa verilen fazlalık.
Bobble : Kafayı sallayarak hareket ettirmek. Berbat etmek. İçine etmek. Perişan etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak.
Bumbled : Kendini beğenmiş memur. Ağır ağır ilerlemek. Gevelemek. Arı vızıltısı. Kekelemek. Kekeleyerek konuşmak. Eline yüzüne bulaştırmak. Perişan etmek. Mırıldanmak.
Fauxpas : Kabahat.
Blobs : Küçük yuvarlak kütle. Küçük damla. Sıfır puan (kriket). Damla. Küçük yuvarlak. Damlamak. Su damlası. Leke. Kıvamı koyu iri bir damla.
Blunder synonyms : made a faux pas, flubs, bloopers, howler, erred, make a faux pas, bloop, blurt, disgrace oneself, sin, bungle, bevue, infract, falters, stumble, offend, boo boo, blunders, go against, transgress, faux pas, blow the gaff, mistake, snafu, flubbed, drop a brick, fluff, solecism, slip, snagging, drop a clanger, commit a foul, blundered.
Blunder zıt anlamlı kelimeler, Blunder kelime anlamı
Keep : Geçim. Saklamak. Kayıt tutmak. İlerlemek. İşletmek (otel vb). Tutmak. Kale. Bakım. Kalmak. Bakmak.
Blunder ingilizce tanımı, definition of Blunder
Blunder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cause to blunder. Disturbance. To make a gross error or mistake. As, to blunder in writing or preparing a medical prescription. Confusion.

Bu kısımda Blunder kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blunder ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blunder anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blunder ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.