Bu sayfada Kayu ne demek nedir kayu hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi kayu resimleri yazıları türkçesi ne demek kayu ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller kayu hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Kayu nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Fırtına. Teknik terim anlamı: Kaygu, endişe, tasa. Caillou (okunuşu: Kayu), yazar Christine L'Heureux ve çizer Hélène Desputaux'un kitaplarından televizyona uyarlanan Kanada yapımı çizgi dizidir. ...
Kayurma nedir Teknik terim anlamı: Endişe, üzüntü. Kayu : Fırtına. Kaygu, endişe, tasa Kaydını kayurmak : İdam etmek. Kayurmamak : Ehemmiyet vermemek, aldırış etmemek. Kayusunu kayurmak : İşin çaresine bakmak, bir işe çözüm yolu aramak....
Kayurulmak nedir Teknik terim anlamı: Düşünülmek, ilgi gösterilmek. Kayu : Fırtına. Kaygu, endişe, tasa Gösterilmek : Görülmesi sağlanmak. Gösterilme : Gösterilmek işi. Düşünülmek : Düşünme işine konu olmak. Düşünülme : Düşünülmek işi. Gös...
Kayusunu kayurmak nedir Teknik terim anlamı: İşin çaresine bakmak, bir işe çözüm yolu aramak. Kayu : Fırtına. Kaygu, endişe, tasa Kayurma : Endişe, üzüntü. Çözüm yolu : Bir güçlüğü giderme çaresi, hal çaresi. Bakmak : Bakışı bir şey üzerine çevir...
Kayu etmek nedir Teknik terim anlamı: Endişe duymak, tasalanmak. Etme : Etmek işi Kayu : Fırtına. Kaygu, endişe, tasa. Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şey...
Kayulanmak nedir Teknik terim anlamı: Kaygılanmak, tasalanmak. Kayu : Fırtına. Kaygu, endişe, tasa Kaygılanmak : Kaygı duymak, üzülmek. Kaygılanma : Kaygılanmak işi. Tasalanmak : Bir şeyi kendine tasa etmek, üzülmek, kaygılanmak, endişelen...
Kayurmamak nedir Teknik terim anlamı: Ehemmiyet vermemek, aldırış etmemek. Kayu : Fırtına. Kaygu, endişe, tasa Kayurma : Endişe, üzüntü. Ehemmiyet : Önem. Aldırış : Aldırma işi. Etmeme : Az süt veren sağmal hayvan. Verme : Vermek işi. Ehem...
Kayusın yemek nedir Teknik terim anlamı: Çabasını gütmek, ... düşüncesinde olmak. Kayu : Fırtına. Kaygu, endişe, tasa Yeme : Yemek işi. Yiyecek. Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetme...