Bu sayfada Plead ne demek nedir plead hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi plead resimleri yazıları türkçesi ne demek plead ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller plead hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Plead nedir English: I plead ignorance. Turkish: Cahilliğimi kabul ediyorum. English: I plead not guilty. Turkish: Suçu kabul etmiyorum. English: I can plead ignorance. Turkish: Ben cehaleti savunabilirim. English: I pl...
Pleadable nedir guilty : Suçu kabullenmek. Suçu kabul etmek. Suçunu kabul etmek. Suçunu itiraf etmek. Plead not guilty : Suçlamayı reddetmek. Suçu reddetmek. Sorumluluğu reddetmek. : Savunmak. Dava açmak. Müdafaa etmek. Özür olarak öne sü...
Pleader nedir : Avukat. Savunma vekili. Dava vekili. Dava savunucusu. Savunucu. Impleader : Dava açan kimse. İtham eden kimse. Davacı. Suçlayan kimse. [#Interpleader : Mülkiyet tespiti davası talebinde bulunan şahıs. Davaya müdahale. İk...
Pleading nedir English: Ali gave up running for mayor after pleading guilty to drunken driving. Turkish: Ali alkollü araba kullanma suçunu kabullendikten sonra Belediye Başkanlığı adaylığından çekildi. English: Tom served five days ...
Pleadings nedir pleading : Terditli. Entertained a pleading : Bir davayı kabul etme. Bir görüşle aynı fikirde olma (hukuk terimi). Bir iddaayı kabul etme. Bir kanıtı kabul etme. pleading : Özel savunma. Tek taraflı savunma. Pleading : Sav...
Plead guilty nedir English: I plead guilty. Turkish: Ben suçumu kabul ettim. English: I won't plead guilty. Turkish: Suçu kabul etmeyeceğim. English: My client wants to plead guilty. Turkish: Müvekkilim suçunu kabul etmek isti...
Plead not guilty nedir English: I plead not guilty. Turkish: Suçu kabul etmiyorum. : Dava etmek. Avukatlığını yapmak. Bahane etmek. Savunmak. Suçlamak. Rica etmek. Yalvarmak. Duyurmak. Özür dilemek. Minnet etmek. Not : Değil. Yoksa. Asla. Y...
Pleaded nedir English: Ali pleaded not guilty. Turkish: Ali suçlu olmadığını savundu. English: Ali pleaded with Mary to stay. Turkish: Ali Mary'nin kalması için yalvardı. English: He pleaded with the judge for mercy. Turk...
Pleaders nedir : Dava vekili. Savunucu. Savunma vekili. Avukat. Dava savunucusu. Impleader : Davacı. Dava açan kimse. İtham eden kimse. Suçlayan kimse. [#Interpleader : Mülkiyet tespiti davası talebinde bulunan şahıs. Davaya müdahale ede...
Pleadingly nedir pleading : Terditli. Entertained a pleading : Bir davayı kabul etme. Bir görüşle aynı fikirde olma (hukuk terimi). Bir iddaayı kabul etme. Bir kanıtı kabul etme. pleading : Özel savunma. Tek taraflı savunma. Pleading : Ric...
Pleads nedir guilty : Suçunu kabul etmek. Suçunu itiraf etmek. Suçu kabul etmek. Suçu kabullenmek. Plead not guilty : Suçlamayı reddetmek. Sorumluluğu reddetmek. Suçu reddetmek. : Bahane etmek. Dava etmek. Duyurmak. Suçlamak. Avukatlığ...