Plead türkçesi Plead nedir

  • Mazeret göstermek.
  • Bahane etmek.
  • Dilemek.
  • Dava etmek.
  • İstirham etmek.
  • Duyurmak.
  • Açıklamak.
  • Savunmak.
  • Yalvarmak.
  • Savunma yapmak.
  • Minnet etmek.
  • Özür dilemek.
  • Avukatlığını yapmak.
  • Dava açmak.
  • Rica etmek.
  • Özür olarak öne sürmek.
  • Suçlamak.
  • Müdafaa etmek.

Plead ile ilgili cümleler

English: I plead ignorance.
Turkish: Cahilliğimi kabul ediyorum.

English: I plead not guilty.
Turkish: Suçu kabul etmiyorum.

English: I can plead ignorance.
Turkish: Ben cehaleti savunabilirim.

English: I plead guilty.
Turkish: Ben suçumu kabul ettim.

English: I plead you to tell me the truth.
Turkish: Bana gerçeği söylemeni rica ediyorum.

Plead ingilizcede ne demek, Plead nerede nasıl kullanılır?

Plead guilty : Suçu kabul etmek. Suçu kabullenmek. Suçunu kabul etmek. Suçunu itiraf etmek.

Plead not guilty : Suçlamayı reddetmek. Sorumluluğu reddetmek. Suçu reddetmek.

Pleadable : Davada kanıt olarak gösterilebilir. Müdafaada kullanılabilir.

Pleaded : Dava açmak. Özür dilemek. Bahane etmek. Açıklamak. Yalvarmak. Minnet etmek. Müdafaa etmek. Rica etmek. Avukatlığını yapmak. Savunmak.

Pleader : Dava savunucusu. Savunucu. Avukat. Savunma vekili. Dava vekili.

Entertained a pleading : Bir iddaayı kabul etme. Bir davayı kabul etme. Bir görüşle aynı fikirde olma (hukuk terimi). Bir kanıtı kabul etme.

 

Emplead : İtham etmek. Suçlandırmak. Suçlamak.

Enterplead : Mülkiyet tespiti davası talebinde bulunmak. Mülkiyet tespiti davasında taraf olmak.

Pleading : İtiraz dilekçesi. İddia. Yalvarma. Savunma. Rica. Dava açma. Rica etme. Müdafaa. Layiha. Savunma metni.

Alternative pleading : Terditli.

İngilizce Plead Türkçe anlamı, Plead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjure : Yeminle istemek. Yalvara yakara istemek. Yalvarıp yakarmak. İstemek.

Annunciate : İlan etmek. Bildirmek.

Pray : Af dilemek. Dua okumak. Dua etmek. Namaz kılmak. Yakarmak. Yalvarma. Dua. İbadet etmek.

Desire : İstek. Arzu etmek. Özlemek. Talip olmak. İstemek. İstem. Cinsel istek. Arzu.

Cry quarter : Aman dilemek.

Invoke : Davet etmek. Yakarmak. Çağırmak. İstemek. Talep etmek. (tanrıya) yakarmak. Başvurmak.

Advocate : Savunucu. Desteklemek. Korumak. Müdafi. Avukat. Yandaş. Taraftar.

Account for : Hesap vermek. İzahat vermek. Açıklama getirmek. Açıklamasını yapmak. Sorumlu olmak. Sebebi belirtmek. İzah etmek. Anlatmak. Nedenini açıklamak.

Censuring : Eleştirmek. Cezalandırmak. Sertçe eleştirmek. Tenkit etmek. Tektir etmek. Azar. Kınama. Kınamak. Tekdir.

Plead synonyms : pled, beg for, bid, argues, ask pardon, adjured, declare oneself, litigates, announced, clarion, apologise, claims, sues, accounted, proceeded, advertized, broadcasted, assert, desires, entreat, excuse oneself, argue, apologizing, advertises, apologize, bring a lawsuit, crave, argued, broadcasts, defends, begged, bring an action against, claimed.

Plead ingilizce tanımı, definition of Plead

 

Plead kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To urge reasons for or against a thing. To discuss, defend, and attempt to maintain by arguments or reasons presented to a tribunal or person having uthority to determine. To attempt to persuade one by argument or supplication. To argue in support of a claim, or in defense against the claim of another. To plead with a judge or with a father. As, to plead for the life of a criminal. To argue at the bar. As, to plead a cause before a court or jury. To speak by way of persuasion.