Bu sayfada Rather ne demek nedir rather hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi rather resimleri yazıları türkçesi ne demek rather ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller rather hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Rather nedir English: "How about some horror stories?" "No, I'd rather not mess with those kinds of things." Turkish: "Bazı korku hikâyeleri hakkında ne diyorsun?" "Hayır, o tür şeylere karışmamayı yeğlerim." English: Ali is being...
Rather fat nedir English: This is a rather fatty cut of meat. Turkish: Bu oldukça yağlı bir et parçası. : Tabii. Bayağı. İyisimi. Tercihen. Oldukça. Daha çok. Tercihan. Az çok. Bilakis. Elbette. Fat : Şişman. Yağ asitleri ve gliserind...
Rather small nedir English: The town in which I live is rather small. Turkish: Yaşadığım kasaba oldukça küçük. : Daha çok. Elbette. ä°ä°.elbette. Daha doğrusu. Tersine. Tercihen. -den çok. Bilakis (ingiliz ingilizcesi). Daha iyisi. Az ç...
Rather well nedir : Aksine (ingiliz ingilizcesi). -den çok. Tersine. Oldukça. Bayağı. Daha doğrusu. Elbette. Tabii. Bilakis. İyisimi. Well : Şanslı. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az ço...
Rather a lot nedir : Bayağı. Daha iyisi. Aksine (ingiliz ingilizcesi). Elbette. Tercihen. Bilakis (ingiliz ingilizcesi). Tersine. Daha doğrusu. Pek. İyisimi. A : (herhangi) bir. En yüksek not. Belirli bir tür veya nitelikteki. Argonun simges...
Rather cold nedir English: It is said that Japanese people are kind to people they know, but rather cold to those they don't. Turkish: Japonların tanıdıkları kişilere karşı nazik oldukları fakat tanımadıklarına karşı oldukça soğuk oldu...
Rather good nedir English: She's rather good. Turkish: O oldukça iyi. English: It's rather good, isn't it? Turkish: Bu oldukça iyi değil mi? English: Tom's French is already rather good. Turkish: Tom'un Fransızcası zaten oldu...
Rather than nedir English: Have patience with a friend rather than lose him forever. Turkish: Onu sonsuza kadar kaybetmek yerine, bir arkadaşına karşı sabırlı ol. English: Engineers try to take advantage of nature rather than try to un...