Bu sayfada Rouse ne demek nedir rouse hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi rouse resimleri yazıları türkçesi ne demek rouse ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller rouse hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Rouse nedir English: The cry roused me from my sleep.Turkish: Çığlık beni uykumdan uyandırdı. English: He couldn't get his trousers off.Turkish: O, pantolonunu çıkaramadı. English: Ali is grouse hunting.Turkish: Ali ...
Rousers nedir English: He put on clean trousers.Turkish: O, temiz pantolon giydi. English: Did he have his trousers pressed?Turkish: O pantolonunu ütületti mi? English: He has his trousers pressed every day.Turkish: Pa...
Roused nedir English: The cry roused me from my sleep.Turkish: Çığlık beni uykumdan uyandırdı. English: The speaker aroused the anger of the audience.Turkish: Spiker seyircinin öfkesini tahrik etti. English: His story arous...
Rouser nedir English: He couldn't get his trousers off.Turkish: O, pantolonunu çıkaramadı. English: He has his trousers pressed every day.Turkish: Pantolonu her gün ütülenir. English: Did he have his trousers pressed?...
Rouses nedir : Uyandırmak. Canlanmak. Ayaklandırmak. Uyanmak. Hayat bulmak. Kaldırmak. Uyuyan devi uyandırmak. Harekete geçirmek. Canlandırmak. Carouses : Nuş. Alem. İçki içmek. Kafayı çekmek. İçmek. İçki alemi yap. Nuş etmek. İçki içi...