Rouses türkçesi Rouses nedir

Rouses ingilizcede ne demek, Rouses nerede nasıl kullanılır?

Arouses : Uyandırmak. Canlanmak. Ayaklandırmak. Uyanmak. Hayat bulmak. Kaldırmak. Uyuyan devi uyandırmak. Harekete geçirmek. Canlandırmak.

Carouses : Nuş. Alem. İçki içmek. Kafayı çekmek. İçmek. İçki alemi yap. Nuş etmek. İçki içip şamata yapmak. İçki alemi. İçki alemi yapmak.

Grouses : Bir tür keklik. Yakınma. Şikayet etmek. Şikayet. Söylenmek. Yakınmak. Dırdır etmek. Ormantavuğu. Çok iyi. Sızlanmak.

Rouse : Uyarmak. Çalkalamak. Tahrik etmek. Uyandırmak. Kızdırmak. Uyanmak. Canlanmak. Canlandırmak. Telaşlandırmak. Yatağından çıkarmak.

Roused : Canlanmak. Uyanmak. Çalkalamak. Yatağından çıkarmak. Tahrik etmek. Telaşlandırmak. Uyandırmak. Kışkırtmak. Kızdırmak. Yuvasından çıkarmak.

Arouse desire in somebody : Heveslendirmek.

Arouse sexually : -inde şehvet uyandırmak. Tahrik olmak. Cinsel açıdan uyarılmak.

Rabble rouser : Sorun çıkaran. Ortalığı karıştıran. Sorun yaratan tip. Mesele çıkaran kimse.

Arouse suspicions : Kuşku uyandırdı. Herkesin ondan şüphe etmesine neden oldu. Şüphe yaratmak. Kuşku uyandırmak.

 

Rouser : Üçkağıt. Uyandıran. Dalavere. Sansasyon. Heyecanlı olay. Kuyruklu yalan.

İngilizce Rouses Türkçe anlamı, Rouses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rouses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overwhelm : Bakmak. Mahcup etmek. Alt etmek. Etkilemek. Bastırmak. Kaplamak. İstila etmek. Garketmek. Yenmek. Basmak.

Braced : Güçlendirmek. Hazırlanmış. Desteklemek. Germeli. Zindeleştirmek. Neşelendirmek. Desteklenen. Bağlamak. Desteklenmiş.

Residence : Oturma. İkamet. Rezidans. Yaşanan yer. İkametgah. İşyerinde yatıp kalkma. Ev. Oturum. Sükna. Konak.

Rousting : Çıkarmak. Rahatsız etmek. Kaldırmak. Güçlü ve şiddetli dalga. Dip dalga (isyan vb). İsyan çıkarmak.

Sweep over : Alt etmek. Ezip geçmek. Üzerine çökmek (korku vb.). Süpürüp gitmek.

Agitating : Karıştırma. Sallamak. Altüst etmek. Propaganda yapmak. Tekrar karma. Yinelenmiş karma. Çalkalanmak. Karıştırmalı. Sarsmak.

Engenders : Doğurmak. Meydana getirmek. Meydana çıkarmak. Neden olmak. Yaratmak. Sebebiyet vermek. Vücuda getirmek. Oluşturmak.

Awakenings : İkaz. Uyandıran. Bilinçlenme. Uyanış. Uyandırıcı. Uykudan kalkma. Uyanma.

Elicit : Temin etmek. Çıkarmak. Aydınlatmak. Tepki göstermek. Neden olmak. Yol açmak. Meydana çıkarmak. Öğrenmek. Gerçeği ortaya çıkarmak. Çıkartmak.

Town house : Belediye binası. Konak. Kasaba evi. Sıraevlere ait ev. Sıraev. Şehir evi.

Rouses synonyms : row house, soddy, rooming house, hunting lodge, strike a chord, touch a chord, solar house, sod house, frat house, tract house, untune, fraternity house, single dwelling, doll's house, bestir oneself, habitation, awake, disabuse, chalet, arouse, kindles, actuate, ask for, angered, bungalow, confuse, animates, awakes, heat, excites, roused, excite, bring to life.

 

Rouses zıt anlamlı kelimeler, Rouses kelime anlamı

Bore : Sondalamak. Kuyu. Çap (mermi). Birisinin canını sıkmak. Yüksek dalga. Usandırmak. Sıkıcı tip. Bunaltmak. Oyu. Bela.

Winnings : Kazanç (para olarak). Kazanç. Kumarda kazanılan para. Kazanılan para.