Overwhelm türkçesi Overwhelm nedir

Overwhelm ile ilgili cümleler

English: Ali felt overwhelmed.
Turkish: Ali kendini kaybetmiş hissetti.

English: I didn't mean to overwhelm you.
Turkish: Seni mahvetmek istemedim.

English: We don't want to overwhelm him.
Turkish: Onu mahcup etmek istemiyorum.

English: We don't want to overwhelm Tom.
Turkish: Tom'u mahçup etmek istemiyoruz.

English: We don't want to overwhelm them.
Turkish: Onları mahcup etmek istemiyorum.

Overwhelm ingilizcede ne demek, Overwhelm nerede nasıl kullanılır?

Overwhelmed : Ezmek. Mahçup etmek. İle dolup taşmış veya taşan. Ezilmiş. Boğmak. Gark olmak. Şaşkına dönmüş. Kaplamak. Alt etmek. Kahretmek.

Overwhelming : Kahredici. Çok büyük. Çok kuvvetli. Ezici. Başından aşkın. Galip. Çok yoğun ve baskılı. Bunaltıcı. Baskın. Karşı konulmaz.

Overwhelmingly : Ezici bir çoğunlukla. Ezici bir üstünlükle. Karşı konulamaz biçimde. Büyük bir çoğunlukla. Çok kuvvetli bir biçimde. Kararlı bir biçimde.

Overwhelms : Kahretmek. Boğmak. Mahçup etmek. Ezmek. Alt etmek. Kaplamak.

Be overwhelmed : Kendini kaybetmek. Kendinden geçmek. Aklı başından gitmek. Gark olmak. Mahçup olmak. Şaşkına dönmek.

 

Overweighing : Ağır basmak. Daha ağır gelmek.

Overweight : Aşırı yüklemek. Fazla kilolu olma. Fazla yük. Kilo fazlası. Fazla kilo. (belli bir kilodan) ağır. Şişman. Üstünlük. Ağır basma. Fazla ağırlık.

Be overwhelmed with : Yenilmek. Gark olmak. -e boğulmak. Yenik düşmek (duygulara). -e garkolmak. Altında ezilmek (sorumluluk ağır bir iş vb).

Overwind preventer : Aşırı sarımönler. Evit-molet.

Overweigh : Ağır basmak. Daha ağır gelmek.

İngilizce Overwhelm Türkçe anlamı, Overwhelm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overwhelm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Devastate : Enkaz haline getirmek. Perişan etmek. Harap etmek. Tahrip etmek. Harab etmek. Viraneye çevirmek. Sarsmak. Hasar vermek. Tahsip etmek. Mahvetmek.

Overran : Uzamak. Geçmek. Haddini aşmak. Bir makineyi çok işletmek. Aşmak. Yeniden dizgi yapmak. İstila edip yağmalamak. Her tarafına yayılmak.

Distress : Sıkıntı vermek. Izdırap. Acı. Acı vermek. Üzüntü. Sıkıntı. Istırap. Sıkıntıya sokmak. Tehlike (gemi).

Beclouding : Zorlaştırmak. Bulutlandırmak. Karartmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek.

Confound : Karıştırmak (kafasını). Bozmak. Yüzünü kara çıkarmak. Şaşırtmak. Birbirine katmak. Allak bullak etmek. Utandırmak. Kafasını karıştırmak. Yıkmak.

Crunched : Çatırdamak. Öğütmek. Katır kutur yemek. Gürültüyle yemek. Kıtır kıtır yemek. Hışırdamak. Çıtır çıtır yemek. Çıtırdamak. Kütürdetmek. Çatırtı ile ezmek.

Overpower : Mecal bırakmamak. (bir duyguya) hakim olamamak. Kaba kuvvet kullanarak (birini) etkisiz hale getirmek. Tepelemek. Boyun eğdirmek. Hakkından gelmek.

 

Coin : Sözcük uydurmak. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Küçük birimler üzerine basılmış madeni para. Madeni para basmak. Para. Söz türetmek. Maden para. Para basmak. Değeri, devletin resmi damgası ile garanti edilmiş maden para. Deyim bulmak.

Enamoring : Büyülemek. Teshir etme. Meftun etme. Aşık etme. Aklını başından alma. Aşık etmek. Büyüleme. Aklını başından almak. Kendine bağlama.

Distresses : El koymak. Sıkıntıya sokmak. Endişelendirmek. Sıkıntı. Sıkıntı vermek. Üzmek. Acı vermek. Sıkmak. Endişe uyandırmak.

Overwhelm synonyms : benight, scandalized, invade, all pervading, crush, attends, attend on, beholds, burked, appease, embarrasses, bespreads, care for, gluts, attended, alleviates, invades, bring off, whelm, appeases, embarrass, bestrews, burden, stagger, irrupt, arouse, fire, asphyxiated, scandalised, confounds, annihilates, flood, beat about.

Overwhelm ingilizce tanımı, definition of Overwhelm

Overwhelm kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To overflow and bury beneath. To ingulf. To cover over completely, as by a great wave. The act of overwhelming. To bury. To crush. To oppress, etc., overpoweringly. Hence, figuratively, to immerse and bear down. To overpower.