Overwhelmed türkçesi Overwhelmed nedir

Overwhelmed ile ilgili cümleler

English: The flood overwhelmed the village.
Turkish: Sel köyü mahvetti.

English: She was overwhelmed by the sad news.
Turkish: Üzücü haber yüzünden mahvoldu.

English: Tom grew up in a one-horse town and was overwhelmed when he moved to the big smoke.
Turkish: Küçük ve köhne bir kasabada yetişen Tom, büyük şehre yerleştiğinde sudan çıkmış balığa dönmüştü.

English: Ali felt overwhelmed.
Turkish: Ali kendini kaybetmiş hissetti.

English: Ali was a little overwhelmed by it all.
Turkish: Ali onun hepsi tarafından biraz bunalmış.

Overwhelmed ingilizcede ne demek, Overwhelmed nerede nasıl kullanılır?

Be overwhelmed with : Yenilmek. -e boğulmak. Altında ezilmek (sorumluluk ağır bir iş vb). -e garkolmak. Yenik düşmek (duygulara). Gark olmak.

Be overwhelmed : Mahçup olmak. Kendinden geçmek. Aklı başından gitmek. Şaşkına dönmek. Gark olmak. Kendini kaybetmek.

Overwhelm : Mahçup etmek. Ezmek. Kahretmek. Yenmek. Bastırmak. Etkilemek. Kaplamak. Basmak. Alt etmek. Garketmek.

Overwhelming : Ezici. Çok kuvvetli. Çok büyük. Başından aşkın. Karşı konulmaz. Baskın. Kahredici. Çok yoğun ve baskılı. Galip. Bunaltıcı.

 

Overwhelmingly : Kararlı bir biçimde. Çok kuvvetli bir biçimde. Ezici bir çoğunlukla. Karşı konulamaz biçimde. Ezici bir üstünlükle. Büyük bir çoğunlukla.

Overwhelms : Mahçup etmek. Boğmak. Kahretmek. Ezmek. Alt etmek. Kaplamak.

İngilizce Overwhelmed Türkçe anlamı, Overwhelmed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overwhelmed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enkindle : Yakmak. Alevlendirmek. Tutuşturmak.

Dazed : Sersem. Baygın. Şok nedeniyle son derece kafası karışmış ve düşünemeyen. Ruhsal olarak uyuşmuş olma durumu. Serseme çevrilmiş. Afallamış. Sersemlemiş. Şaşkın.

Lock : Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bukle. Kilitlenmek. Kanal havuzuna sokmak. Kilitlemek. Hareketli arna seddi. Bloke etmek. Kilit. Sıkıca ve kuvvetlice kapamak. Başka amaçla kullanılmakta olduğu için ya da günlenmemiş olduğu için bilginin erişimini ya da kullanımını engelleyen her türlü donanım ya da yazılım tekniği.

Nonplused : Şaşırmış. Eli ayağına dolaşmış. Hayrete düşürmek. Şaşkın. Ne yapacağını bilemez halde. Apışıp kalmış. Ne yapacağını bilemeyen. Hayretler içinde. Şaşırtmak.

Domineers : Baskı yapmak. Zorbalık etmek. Despotça hükmetmek. Baskı altına almak. Eziyet etmek. Zulmetmek. Hükmetmek. Hakim durumda olmak. Hakimiyeti altına almak.

Bespread : Yaymak. Bulamak. Bulaştırmak. Lekelemek. Saçmak. Örtmek.

Fire : İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Isıtmak. Yanmak. Ateşlemek. İşten kovmak. Dağlamak. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. İşten çıkarmak. Canlandırmak. Püskürtmek.

 

Trodden : Adımlamak. Ayaklar altına alınmış. Basmak. Çiğnenmiş. Yürümek. Dans figürü yapmak. Çiftleşmek (erkek kuş). Arşınlamak.

Asphyxiated : Boğulmuş. Oksijensiz kalmış. Oksijensiz bırakmak.

Overwhelmed synonyms : overwhelms, beclouds, bewildered, mangled, scandalized, confounding, trampled, bow down, glutted, distress, dumfounded, elicit, scandalize, swatted, bespreading, bowed down, oppressing, shame, circumvent, pulverized, brayed, stagger, chokes, downtrodden, carry a person off his feet, bear down, scrunched, benight, bestrewed, burden, pulverised, bray, be submerged.