Lock türkçesi Lock nedir

  • Bağlamak (para).
  • Yapağı buklesi.
  • Hareketli arna seddi.
  • Bukle.
  • Durdurmak.
  • Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • (bilgi vb.) erişimi engellemek.
  • Sıkıca ve kuvvetlice kapamak.
  • Kilitlenmek.
  • Kilitlemek.
  • Birbirine geçmek.
  • Kilit vurmak.
  • Hapsetmek.
  • Başka amaçla kullanılmakta olduğu için ya da günlenmemiş olduğu için bilginin erişimini ya da kullanımını engelleyen her türlü donanım ya da yazılım tekniği.
  • Bağlamak.
  • Bloke etmek.
  • Takılmak.
  • Birbirine geçirmek.
  • Lüle.
  • Kilitleme.
  • Kapanmak.
  • Kanal havuzuna sokmak.
  • Kilit.

Lock ile ilgili cümleler

English: Ali forgot to lock his car.
Turkish: Ali arabasını kilitlemeyi unuttu.

English: Ali forgot to lock the door.
Turkish: Ali kapıyı kilitlemeyi unuttu.

English: Ali forgot to lock the front door when he left.
Turkish: Ali çıkarken ön kapıyı kilitlemeyi unuttu.

English: Ali forgot to lock the back door.
Turkish: Ali arka kapıyı kilitlemeyi unuttu.

English: Ali almost forgot to lock the door.
Turkish: Ali kapıyı kilitlemeyi neredeyse unutuyordu.

Lock ingilizcede ne demek, Lock nerede nasıl kullanılır?

Lock anchor : Demir at. Tutturucuyu kilitle. Kilitle. Kilit tutturucu. Bağlayıcıyı kilitle.

Lock and key model : Anahtar ve kilit modeli. Bir enzim üzerindeki etkin merkezin substratın üç boyutlu yapısına tam olarak uyduğunu ileri süren teori.

 

Lock and save template : Şablonu kilitle ve kaydet.

Lock away : Kilitleyip kaldırmak. Kilitleyip saklamak. Saklamak. Gizli tutmak.

Lock bolt : Kilit dili. Kilit sürgüsü. Tesbit cıvatası.

Lock cell : Hücreyi kilitle.

Lock jaw : Kazıklıhumma. Tetanos.

Lock on : Kilitlenme. Hedefe kilitlenmek. Üstüne düşmek. Radarla takip etmek. Takılmak.

Lock nut : Kilitleme somunu. Tesbit somunu. Kontra somunu. Emniyet somunu. Karşı somun. Yarıklı somun. Kontra somun. Bir somunun açılmasını önlemek için sıkıca başka bir somun içinde vidalanan somun. Kilitli somun.

Lock document : Belge kilitle. Belgeyi kilitle.

İngilizce Lock Türkçe anlamı, Lock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intertwines : İç içe geçmek. Örülmek. Birbirini örmek. Sarılmak. Birbirine sarılmak. Birbirine dolaşmak. Bir halatın uçları gibi birbirine sarmak. Birbirine sarmak.

Detents : Kol. Tetik. Düğme. Kontrol mekanizması. Germe kolu. Mandal.

Pouf : Puf. İbne. Top. Yumuşak oturak. Nonoş. Elbisenin kabarık yeri.

Displace : Yerinden çıkarmak. Sürmek. Yerini değiştirmek. Çıkarmak. Azletmek. Yerine geçmek. -in yerine geçmek. Ülkesinden çıkarmak. Yerinden çıkmak. Yerini almak.

Clamp : Mengene. Sıkıştırmak. Işıldakları borulara ya da ışık köprüsüne, panoları birbirine tutturmakta kullanılan halka. Klemp. Menetmek. Germek. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yığın. Pens. Kelepçe.

Lockout : Toplu işten çıkarma. Grevin işveren yönünden karşılığı. Kilitle. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kilitlenmiş. İş kapatımı. Kilitlenme. İşverenin işçileri tümüyle işten çıkarması. işçileri yola getirmek için işverenin fabrikasını kapaması. İlgili yasalar çerçevesinde işverenin işçileri topluca işten uzaklaştırma veya işten çıkarma kararı.

 

Corkscrew curls : Lüle lüle saç.

Dovetailed : Benzemek. Birleştirmek. Uyuşmak. Kırlangıçkuyruğu geçmeli. Kırlangıçkuyruklu. Kurtağzı ile birleştirmek. Alıştırmak. Geçme.

Cages : Kafese koymak. Kafeslemek. Buz hokeyinde sayı yapmak.

Coop up in : Tıkmak.

Lock synonyms : fold, immobilises, immobilise, chaffed, lock up, banters, detain, cicatrize, fastener, catches, frizzler, intertangle, confine, baulked, poufs, interlocking, frizzing, ringlet, operate, intermesh, baulks, cloisters, caught, ringlets, chaff, chipped, dovetails, baulking, interlock, hasps, be suspended, enlacing, complect.

Lock zıt anlamlı kelimeler, Lock kelime anlamı

Unlock : Ortaya çıkarmak. Çözmek. Kilidini açmak. Kilidi açmak. Kilit açmak. Açmak. Kilitten kurtarmak.

Unbolt : Kilidini açmak. Sürgüyü açmak. Sürgüsünü açmak. Sürgü açmak. Cıvatayı sökmek. Civatasını sökmek. Cıvatasını sökmek. Sürmesiz.

Unfasten : Gevşemek. Koyuvermek. Gevşetmek. Açmak. Çözmek. Çözülmek. Açılmak.

Lock antonyms : disengage.

Lock ingilizce tanımı, definition of Lock

Lock kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A flock or small quantity of wool, hay, or other like substance. To become fast, as by means of a lock or by interlacing. As, to lock a door, a carriage wheel, a river, etc. A tuft of hair. To prevent free movement of. To fasten with a lock, or as with a lock. Specifically, a fastening, as for a door, a lid, a trunk, a drawer, and the like, in which a bolt is moved by a key so as to hold or to release the thing fastened. To make fast. A tress or ringlet of hair. Anything that fastens. As, the door locks close.