Clamp türkçesi Clamp nedir

  • Kenet.
  • Kıskaç.
  • Yığın.
  • Ambar (yeraltı).
  • Bir aygıtı bir yere sağlamca tutturmak için kullanılan gereç. bir gaz ya da sıvı akışını, bunların içinden geçtiği lastik boruları sıkıştırarak kabaca denetleyebilen gereç.
  • Kilit vurmak.
  • Klemp.
  • Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Sıkıştırmak.
  • Mengeneyle sıkıştırmak.
  • Mengene.
  • Kenetlemek.
  • Mengene ile sıkıştırmak.
  • Pens.
  • Germek.
  • Işıldakları borulara ya da ışık köprüsüne, panoları birbirine tutturmakta kullanılan halka.
  • Kelepçe.
  • Menetmek.
  • Küme.

Clamp ingilizcede ne demek, Clamp nerede nasıl kullanılır?

Clamp bolt : Kaskı civatası. Kelepçe civatası. Sıkıştırma vidası. Sıkıştırma eksantriği. Kelepçe cıvatası.

Clamp down : Daha duyarlı davranmak. (yolsuzlukların) üzerine gitmek. Üzerine gitmek. Göz açtırmamak. Aman vermemek. Sıkıştırmak.

Clamp down on : Otoritesini kurmak. Daha sıkı olmak. Sınırlamalar getirmek. Yasakları uygulamaya koymak. Aman vermemek. Ciddi tedbirler almak. Menetmek. Bir tür faaliyete sınırlamalar koymak (genellikle yasaklanmış bir faaliyet). İşe el koymak. Sınır koymak.

Clamp hanger : Kelepçe biçiminde boru askısı. Kelepçeli boru askısı.

Clamp lever : Yivaçar başlığının ayarlandığı durumda kalmasını sağlayan kol. Sıkma kolu. Mengene kolu veya levyesi.

 

Battery clamp : Akü kelepçesi. Akü maşası. Batarya pensesi.

Belt clamp : Kayış kelepçesi.

Clamp retaining nut : Kelepçe tespit somunu.

Clamp screw : Sıkma vidası. Sıkıştırma vidası. Mengene cıvatası. Sıkıştırma civatası.

Clamp together : Kenetlemek.

İngilizce Clamp Türkçe anlamı, Clamp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clamp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Body : Gövde. Birlik. Kuruluş. Karoser. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Kasa. Yoğunluk. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Esas. Miktar.

Clamping : Sıkma. Kelepçeleme. Kasmak. Kasma. Tutturma. Saplantı. Kenetleyen. Kenetleme.

Interdigitate : Birbirine bağlamak. Bağlamak. Birbirine kilitlemek. Birbirine kenetlemek. Birleştirmek. Birbirine iliştirmek. Birbirine geçirmek (birbirini kavramış iki elin parmakları gibi). Birbirine geçmek.

Cleat : Cunda bastikası. Mandal. Pençe ayakkabı. Pençe (ayakkabı). Kama. Kal (bisiklette). Panoları birleşik tutmada kullanılan tahta ya da demir lama. Koçboynuzu (gemi). Demir.

Beset : Rahat vermemek. Rahat bırakmamak. Sarmak. Sıkıntı vermek. Kuşatmak. Etrafını çevirmek. Etrafını sarmak. Dört bir yandan saldırmak.

Besiege : Kuşatma altına almak. Başına üşüşmek. Rahatsız etmek. Kuşatmak. Çevresini sarmak. Etrafını almak. Sıkmak. Rahat vermemek. Çevirmek. Yağmuruna tutmak (argo terim).

Holdfast : İşkence. Sabit nokta kazık grubu. Delikli tespit çivisi. Dayak. Tutan şey. Destek. Çengel. Bir şeyi yerinde tutan bir alet.

Besieging : Kuşatmak. Kuşatma. Yağmuruna tutmak (argo terim).

 

Clam : Midye. Neşeli parti. Bir dolar. Şamatalı toplantı. İstiridye. Deniz tarağı. Yapışmak. İçine kapanık kimse. Deniztarağı.

Constringe : Sıkılaşmak. Kasılmaya neden olmak. Sıkmak. Büzmek.

Clamp synonyms : lock, clamp together, clumped, handlock, bracelet, be urgent with somebody, extend, bag, assemblage, clump, batch, pliers, flexes, debarring, interlock, flex, clammed, forceps, budget, clip of cartridges, drew, fish plate, cramps, inflict, cloud, bulks, crampons, lifts, bracelets, cramp, besieges, debar, accumulation.

Clamp zıt anlamlı kelimeler, Clamp kelime anlamı

Unfasten : Açılmak. Gevşetmek. Gevşemek. Çözmek. Açmak. Koyuvermek. Çözülmek.

Clamp ingilizce tanımı, definition of Clamp

Clamp kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A piece of wood or metal, used to hold two or more pieces together. To clump. A heavy footstep. To apply a clamp to. To tread heavily or clumsily. A tramp. To place in a clamp. To fasten with a clamp or clamps. Something rigid that holds fast or binds things together.