Holdfast türkçesi Holdfast nedir

Holdfast ingilizcede ne demek, Holdfast nerede nasıl kullanılır?

Holdfasts : Destek. Mengene. Sabit nokta kazık grubu. Tutma aleti. Kanca. Kenet. Çengel. Delikli tespit çivisi. İşkence. Tutan şey.

Hold a child back a year : Çocuğa okulda aynı sınıfı tekrarlatmak.

Hold a crowd back : Kalabalığı zaptetmek.

Hold a postmortem : Başarısız bir durumu ameliyat masasına yatırmak.

Hold a secret : Sır saklamak.

Hold by : Aynı fikirde olmak. Katılmak. Tutmak. İnanmak. Desteklemek. Taraftarı olmak.

Hold back : Durdurmak. Zapt etmek. Saklamak. Tutmak. Çekinmek. Zaptetmek. Tedbirli olmak. Söylememek. Geri tutma. Gizli tutmak.

Hold at bay : İstenmeyen birini uzaklaştırmak. Kendinden uzak tutmak. Arada mesafe bırakmak. Yaklaştırmamak. Uzak tutmak. Yanaştırmamak.

Hold down : Üstesinden gelmek. Basılı tutmak. Boyun eğdirmek. Sürdürmek. Ezmek. Zaptetmek. Yürütmek. Baskı altında tutmak. Bastırmak. Baskılamak.

Hold good : Değerini korumak. Geçerliliğini sürdürmek. Yürürlükte olmak. Geçerli olmak.

İngilizce Holdfast Türkçe anlamı, Holdfast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Holdfast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Backing : Ciro. Arka dolgusu. Arka parça. Bir sahne dekorundaki çeşitli öğelere derinlik vermesi için görünür yere kurulan resimli dekor parçası, örnek : kapı açıldığında görünmesi için kapı arkasına, pencere açıldığında görünmesi gerektiği için pencere arkasına konan resim, vb. Dip bezemi olarak, kullanılan, son derecede büyültülmüş fotoğraf. Geri çekilme. Arka. Takviye. Dip fotoğrafı.

Buffetings : Tokatlayan. Gövde titreşimi. Güçlü rüzgarlardan dolayı bir uçağın bazı parçalarının veya tamamının sallanması. Zorlanma. Cama vurması. Aralıksız güçlü rüzgar esintisi veya dalga. Tokatlama. Vurma. Elle vurma hareketi.

Karabiner : Dağcı çengeli. Sustalı halka. Yaylı tutturma bileziği. Tespit segmanı. Dağ ve kaya tırmanıcılığında kullanılan uzun metal halka.

Knot : Düğümlemek. Kanut kuşu. İlmek. Boğum boğum olmak (kaslar). İnsan kümesi. Türküm. Düğümle bağlamak. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, yağmur kuşugiller (charadriidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, başı kırmızı, kuzey amerika ve asya'da yaşayan bir tür. Karmakarışık etmek.

Grappler : Yakalayan. Cebelleşen kimse. Boğuşan kimse. Yakalamak ve tutmak için kullanılan birkaç çengelden oluşan alet. Mücadele eden kimse. Kıskaçlama düzeneği.

Cruelties : İnsafsızlık. Zulüm. Kıyıcılık. Gaddarlık. Hunharlık. Cefa. Zalimlik. Kabalık. Acımasızlık.

Link : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Eklemek. Ulamak. Birbirine bağlanmak. Zincirlemek. Bir veri tutanağını başka bir veri tutanağına bağlamak üzere kullanılan ve birinci tutanakta yer alıp ikincinin adresini gösteren veri öğesi. Eklenmek. Birleşmek. Bağlamak. Halka.

 

Cramp iron : Krampon. Kenet demiri. U kenet. Tespit parçası.

Martyrdoms : Şehitlik. Eziyet. Acı çektirme. Şehit olma. Şahadet.

Clammed : Bir dolar. Deniztarağı. Deniz tarağı. İçine kapanık kimse. Neşeli parti. Yapışmak. Midye. Şamatalı toplantı. İstiridye.

Holdfast synonyms : wiggle nail, snap ring, corrugated fastener, nut and bolt, press stud, cedilla, constraint, cramps, advocation, linkup, buffeting, grappling iron, fastening, gaffs, bastinado, crook, gudgeon, dressing down, tie, drubbing, slide fastener, hook and eye, excruciation, barbing, beatings, holder, locker, clasper, grapnel, clothes pin, dowel pin, clamps, clothes peg.

Holdfast ingilizce tanımı, definition of Holdfast

Holdfast kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, a support. Something used to secure and hold in place something else, as a long flat-headed nail, a catch a hook, a clinch, a clamp, etc.