Kanca nedir, Kanca ne demek
Kanca; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.
"Kanca" ile ilgili cümleler
- "Hepsi hazırlandılar, halatlar rota edildi, kancalar gerildi ve denizde köpüklü bir iz bırakarak ileri atıldılar." - N. Hikmet
Yerel Türkçe anlamı:
Köpeklerin boyunlarına takılan mahmuzlu demir halka.
Armağan
Gitar terimi olarak anlamı:
Askı kayışının çalgıya tutturulduğu parça.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Çengel.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Yeni yapılmış ayakkabıdan kalıbı sökmeğe yarayan demir araç. (*Yalvaç -Isparta)
Saban okuna falakayı tutturmağa yarayan demir. (*Kemalpaşa -İzmir)
Zooloji alanındaki anlamı:
[Bakınız: çengel]
Diğer sözlük anlamları:
Nereye
Bilimsel terim anlamı:
Isıtma kazanının ocak takımından bir aracı.
İngilizce'de Kanca ne demek? Kanca ingilizcesi nedir?:
clinker tong, strap holder, hook
Fransızca'da Kanca ne demek?:
crosse
Osmanlıca Kanca ne demek? Kanca Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
kanca
Kanca anlamı, kısaca tanımı:
Kancayı takmak : Bir kimsenin kötülüğü için uğraşmak.
Kancabaş : Başı kancaya benzer biçimde olan, altı veya sekiz çift kürekle çekilen, dar, uzun bir tür kayık.
Kanca burunlu : Burnunun ucu dudağına doğru eğik ve ince olan (kimse).
Kancacı : Metal zincir imalatında palet zincirlerinin ucundaki baklalarına özel kanca takan kimse.
Kancalama : Kancalamak işi.
Kancalanmak : Kanca ile tutulmak, kancaya takılmak.
Kancalı : Kancası olan.
Kancalı iğne : Çengelli iğne.
Kancalı kurt : İpsiler familyasından, 10 milimetre boyunda, ağzı çift çengelli, ince bağırsakta yaşayan asalak solucan.
Kancasız : Kancası olmayan.
Anca beraber kanca beraber : "iki veya daha çok kişi yaptıkları iş kötü de gitse birbirlerinden ayrılmamalıdırlar" anlamında kullanılan bir söz.
Çekme : Çekilerek giyilen veya kullanılan. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Çekmek işi. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı. Düzgün biçimli.
Yarar : Yarayan, elverişli, uygun. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar.
Çengelli : Çengeli olan veya ucu çengel biçiminde olan.
Demir : Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.
Çubuk : Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Kumaşta düz çizgi.
Kanca ağız pisi balığı : Boyları 30 cm olabilen, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Akdenizde dağılım gösteren, gözleri vücudun sağ tarafında bulunan, kuyruk sapının altında ve üzerinde birer siyah benek bulunan, kumlu ve çamurlu zeminlerde yaşayan demersal bir tür.
Kanca dişli engerek : Pullu sürüngenler (Squamata) takımının, engerekgiller (Viperide) familyasından, Güney Rusya ve Orta Asya'da yaşayan çok zehirli bir tür.
Kanca-dişli engerek : (Ancistrodon halys) Pullu-sürüngenler (Squamata) takımının engerekgiller (Viperide) familyasından bir sürüngen türü. Çok zehirlidir. Güney Rusya ve Orta Asyada yaşar.
Kancaçene : Boru anahtarının, setleri içe dönük hareketli çenesi, (bk. Şek. 1)
Kancalamak : Kancayı bir şeye takmak. Kancayı atıp çekmek. mec. Bir kimse veya şeyin üzerine bıktıracak kadar düşmek.
Kancalanma : Kancalanmak durumu.
Kancalar : Sakarya şehrinde, Karasu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Kancalı çektirme : Sökülebilir mobilyaların elemanlarını birleştirmede kullanılan, merkezi kaçık kancalı olan birleştirici.
Kancalı kilit : Sürgüsü kancalı olan ve istorlu kapaklarda kullanılan özel kilit.
Kancalı kurt hastalığı : Kancalı kurtlardan ileri gelip, gelişme yetersizliği, düşünme geriliği, sindirim aygıtı bozuklukları, kansızlık ve konuşma zorluğu gibi kötü sonuçlar doğuran hastalık. İnsan ve hayvanlarda Ancylostoma, Necator, Uncinaria ve Bunostomum cinsinde bulunan kancalı kurt türlerinin neden olduğu enfeksiyon, ankilostomozis. İnsanlarda Ancylostoma ve Necator cinsi kancalı kurtların, özellikle A. duodenale veya N. americanusun neden olduğu enfeksiyon. İnsanlar dışındaki memelilerde kancalı kurtların neden olduğu enfeksiyon, ankilostomozis. Kedi ve köpekler Ancylostoma veya Uncinaria sığır ve koyunlarda Bunostomum cinsi nematodlar enfeksiyona neden olmaktadır.
Kanca ile ilgili Cümleler
- Kancalı kurt bir kurttur, ince bağırsağa yapışan bir insan paraziti.
- Kancalı iğne ile yaptığımız ve bizim bulduğumuz teknikler var.
- Ali ceketini çıkardı ve kancaya astı.
- Şapkamı kancaya astım.
- Ali balığın kancasını çıkardı ve onu suya geri bıraktı.
- Ali kancayı balığın ağzından çıkardı.
Diğer dillerde Kanca anlamı nedir?
İngilizce'de Kanca ne demek? : n. barb, catch, crampiron, crook, grapnel, grapple, grappling hook, grappling iron, holdfast, hook
Fransızca'da Kanca : croc [le], crochet [le], crampon [le], grappin [le]
Almanca'da Kanca : n. Haken, Haspe
Rusça'da Kanca : n. крюк (M), багор (M), гак (M)


Bu kısımda Kanca nedir? Kanca ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kanca tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kanca hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.