Hold back türkçesi Hold back nedir

Hold back ile ilgili cümleler

English: Don't hold back anything.
Turkish: Herhangi bir şey saklama.

English: He tried to hold back his anger.
Turkish: O, öfkesini dizginlemeye çalıştı.

English: Jackson fought to hold back his tears.
Turkish: Jackson gözyaşlarını gizlemek için mücadele etti.

English: Ali tried to hold back his tears.
Turkish: Ali gözyaşlarını tutmaya çalıştı.

English: Ali couldn't hold back his anger.
Turkish: Ali öfkesini tutamadı.

Hold back ingilizcede ne demek, Hold back nerede nasıl kullanılır?

Hold : Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. El koymak. (ağırlık) taşımak. Kaldırmak. Günlük çekimler arasından asıl filmde kullanılmak üzere ayrılmış başarılı çekim. (elinde) (bir şey) tutmak. Geçerli olmak. İyi çekim. Muhafaza etmek. Almak.

Back : Geri. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Vazgeçmek. Geride. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Arka çıkmak. Geçmişte. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Arkaya. Sırt.

 

Hold a child back a year : Çocuğa okulda aynı sınıfı tekrarlatmak.

Hold a crowd back : Kalabalığı zaptetmek.

Hold a postmortem : Başarısız bir durumu ameliyat masasına yatırmak.

Hold a secret : Sır saklamak.

İngilizce Hold back Türkçe anlamı, Hold back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hold back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affect : Hoşlanmak. Etki etmek. Bozmak. Numarası yapmak. Değiştirmek. Dokunmak. Üzmek. Taslamak. Duyguları etkilemek. Sevmek.

Buries : Örtmek. Defin yapmak. Cenazeyi kaldırmak. Defin etmek. Daldırmak. Gömmek. Gizlemek. Defnetmek. Cenaze kaldırmak.

Abide by : Kararından dönmemek. Sözünde durmak. Katlanmak. -e göre davranmak. Sadık kalmak. (sözünü) tutmak. Uymak. -e uymak. Bağlı kalmak. Razı olmak.

Refrained : Zapt edilmiş. Engellenmiş. Frenlenmiş. Sakınmak. Kaçınmak.

Captures : Ele geçirmek. Almak. Çekim alanına almak. Ganimet almak. Esir almak. Tutsak etmek. El koymak.

Bewaring : Çok dikkat etmek. Kaçınmak. Dikkat etmek. Sakınmak. Korunmak. Gözünü açmak.

Bosomed : Merkez. Balkon. Bağır. Göğüs. Gizlemek. Döş. Kucaklamak. Kucak. Göğüslü.

Blindest : Kör etmek. Kapatmak. Kör. Göz almak. Görmeyen. Anlayışsız. Köreltmek. Gizli. Göz kamaştırmak. Okunaksız.

Boggle : Ürkütmek. Şaşırtmak. Becerememek. Korkmak. İrkilmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Ürkmek. Yanaşmamak. Duralamak.

Hold back synonyms : keep something dark, abstractive, forbearing, bury, occupies, forbears, baulks, bottle up, caches, bewares, seizes, keep something quiet, aborting, keep snug, curbed, bosoming, blow the whistle on, bridle, abandon, beware of, keep back, control oneself, covering up, forborne, kept back, refrain, contain, keep from, abstains, blenching, keep private, hamshackle, be shy about.