Buries türkçesi Buries nedir

Buries ile ilgili cümleler

English: Our dog buries bones in the yard.
Turkish: Köpeğimiz bahçede kemikleri gömer.

English: Our dog buries its bones in the garden.
Turkish: Köpeğimiz kemikleri bahçeye gömer.

English: Our dog buries bones in the garden.
Turkish: Bizim köpek bahçede kemikleri gömer.

Buries ingilizcede ne demek, Buries nerede nasıl kullanılır?

Buried : Gömülü. Medfun. Gömme. Gömülmüş. Gömük. Metfun. Örtülü. Toprağa gömülmüş.

Buried cable : Toprağa gömülü kablo. Toprak altı kablo. Gömülü kablo.

Buried his head in the sand : Gerçeklerle yüzleşmek istemedi (kafasını kuma gömen devekuşunun davranışından esinlenerek üretilen ifade). Gerçekleri görmek istemedi. Kafasına kuma gömdü.

Buried treasure : Gömü. Gömülü hazine. Zenginlerin saklamak için toprağa gömülen hazinesi. (bilgisayar) bir program içerisinde bulunan şaşırtıcı veya ürkütücü kod parçası. Define.

Be buried : Defnedilmek. Yatmak. Gömülmek.

Burials : Toprağa verme. Cenaze töreni. Defin. Ölü gömme. Gömme.

Burin : Oymacı kalemi. Uzun eğimli bıçağı ve yuvarlak sapı ile gravür işleme aleti (güzel sanatlar). Hakkak kalemi. Eğimli uçlu çakmaktaşı parçasından yapılan tarihöncesi alet (arkeoloji).

 

Was buried : Toprağa verildi. Derine gizlendi. Derinlere saklandı. Gömüldü.

Burial place : Mezarlık. Mezar. Kabristan.

Burial : Toprağa verme. Cenaze töreni. Ölü gömme. Defin. Gömme.

İngilizce Buries Türkçe anlamı, Buries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cap : Kapçık. Başlık. Başlık geçirmek. Kep takmak (simge). Tamamlamak. Kapatmak. Kep. Biyoloji, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sırlamak. Ökoryatik mrna’nın 5' ucunda bulunan metillenmiş yapı, 7-metilguanozin.

Lay to rest : Örtbas etmek.

Cordon : İnsan dizisi. Bükme kaytanı. Şerit kurdele. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi. Şerit. Kordon. Askeri kordon. Kordon altına almak. Polis kordonu.

Conceals : Perdelemek. Ketmetmek. Kapamak. Örtbas etmek. Gizli tutmak. İdare etmek.

Conceal : İdare etmek. Gizli tutmak. Ketmetmek. Kapamak. Örtbas etmek. Perdelemek.

Dipped : Bayrağı yarıya indirmek. Daldırılmış. Batırmak. Elini atmak. Göz atmak. Eğim yapmak. Bandırmak. Eğilmek. Dalış yapmak. Çökmek.

Concatenation : Ardışıklık. Art arda bağlama. Birbirine bağlı olaylar dizisi. Bitiştirme. Birbirine bağlama. Birleştirme.

Caching : Ön belleğe alma. Önbelleğe kaydetme. Önbelleğe alma. Önbellekleme. Önbelleğe alınıyor. Önbellek. Gizli bir yere saklamak.

Bosoming : Kucaklamak. Kucak. Balkon. Orta. Döş. Bağır. Merkez. Göğüs.

Buries synonyms : helium group, electromotive series, lanthanide series, patterned advance, stations of the cross, electrochemical series, inearthed, sequence, immerses, take for burial, dig in, blanket, canopying, entombed, entombs, embed, inearth, inhumed, ensepulcher, dunk, blanketed, ordination, bespread, blind, progression, digging in, cache, bosom, chain, capping, hierarchy, bosomed, string.

 

Buries zıt anlamlı kelimeler, Buries kelime anlamı

Long : Özlemini çekmek. Hasret olmak. Hasretini çekmek. Can atmak. Uzun. Hasret kalmak. Özlemek. Arzu etmek. İstemek. Gözlemek.

Prolix : Sözü çok uzatan. Sonu gelmeyen. Yorucu. Bitmek bilmeyen. Ayrıntılı. Sıkıcı. Uzun.