Buried treasure türkçesi Buried treasure nedir

  • Gömü.
  • Gömülü hazine.
  • (bilgisayar) bir program içerisinde bulunan şaşırtıcı veya ürkütücü kod parçası.
  • Zenginlerin saklamak için toprağa gömülen hazinesi.
  • Define.

Buried treasure ile ilgili cümleler

English: I know exactly where to find the buried treasure.
Turkish: Gömülü hazineyi nerede bulacağımı tam olarak biliyorum.

English: We were looking for buried treasure.
Turkish: Gömülü hazineyi arıyorduk.

English: There's no buried treasure here.
Turkish: Burada gömülü bir hazine yok.

English: Are you still hunting for buried treasure?
Turkish: Gömülü hazineyi hala arıyor musun?

Buried treasure ingilizcede ne demek, Buried treasure nerede nasıl kullanılır?

Buried : Örtülü. Gömme. Medfun. Toprağa gömülmüş. Gömülü. Gömülmüş. Metfun. Gömük.

Treasure : Gömü. Büyük değer vermek. Toplamak. Çok kıymetli tutmak. Değerini bilmek. Üzerine titremek. Merkez bankası, hazine genel müdürlüğü gibi devletin para işleri ile uğraşan organları. Çok değerli saymak. Biriktirmek.

Buried cable : Toprağa gömülü kablo. Toprak altı kablo. Gömülü kablo.

Buried his head in the sand : Gerçeklerle yüzleşmek istemedi (kafasını kuma gömen devekuşunun davranışından esinlenerek üretilen ifade). Gerçekleri görmek istemedi. Kafasına kuma gömdü.

 

Found a treasure : Değerli birşeyler keşfetmiş. Hazine bulmuş.

National treasure : Milli hazine. Ulusal zenginlik.

İngilizce Buried treasure Türkçe anlamı, Buried treasure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buried treasure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Troves : Sahipsiz define. Hazine. Kolleksiyon.

Treasure trove : Zengin kaynak. Sahibi bilinmeyen define. Sahipsiz hazine. Sahibi bilinmeyen hazine. Hazine. Sahipsiz define.

Treasure : Değer vermek. Büyük değer vermek. Değerini bilmek. Hazine. Biriktirmek. Çok değerli saymak. Çok kıymetli tutmak. Üzerine titremek.

Thesaurus : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bir bilgi erişim dizgesinde, derlemin kapsamına giren kavram ve konuları belirten anahtar-sözcükleri, bunlar arasındaki anlamsal ve üreysel ilişkilerle birlikte, devingen bir biçimde içeren bir sözdağarı ya da sözlük. Eş anlamlılar sözlüğü.

Trove : Sahipsiz define. Kolleksiyon. Hazine.

Treasuring : Çok kıymetli tutmak. Büyük değer vermek. Toplamak. Üzerine titremek. Hazine. Değer vermek. Biriktirmek. Çok değerli saymak. Değerini bilmek.