Gömü nedir, Gömü ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Derinlik, çukurluk.

Kışın ekilen ekin.

Toprak altına gömülerek saklanmış para ya da değerli şeyler, define: Bu adamın gömüsü vardır.

Bir şeyin toprağa giren kısmı.

Sincapların toprağa gömdükleri ceviz.

Kışın soğuktan korumak için toprağa gömülen sebze.

Değerli nesne.

Yeraltı deposu, mahzen.

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Bir bilgi erişim dizgesinde, derlemin kapsamına giren kavram ve konuları belirten anahtar-sözcükleri, bunlar arasındaki anlamsal ve üreysel ilişkilerle birlikte, devingen bir biçimde içeren bir sözdağarı ya da sözlük.

İngilizce'de Gömü ne demek? Gömü ingilizcesi nedir?:

thesaurus

Fransızca'da Gömü ne demek?:

réservoir

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Bartın şehri, Amasra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Afyon ili, Emirdağ ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Gömü anlamı, kısaca tanımı:

Gömük : Gömülmüş olan, gömülü.

Gömüldürük : Eyerin geriye kaymaması için atların boyunlarından aşırılıp kolanlarına bağlanan kayış. Boyunduruğa geçirilen kısa değnek.

Gömülemek : Para veya değerli şeyleri toprak altına gömerek saklamak.

 

Gömülme : Gömülmek işi.

Gömülmek : Yerleşmek, oturtulmak, kendini gömmek. Gömme işi yapılmak veya gömme işine konu olmak. Yok olmak, kaybolmak, görünmez olmak. Bir şeyin derinliğine inmek.

Gömültü : Avcının avını beklerken içine saklandığı çukur.

Gömülü : Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan, metfun. Batmış, kaybolmuş.

Gömülüş : Gömülme işi.

Gömüş : Gömme işi.

Gömüt : Mezar, metfen, kabir, makber, sin.

Gömütlük : Mezarlık.

Karanlığa gömülmek : Büyük sıkıntı ve keder içinde kalmak. koyu karanlık içinde kalmak.

Sessizliğe gömülmek : Sessiz duruma gelmek.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Ülke. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla.

Altın : Bu elementten yapılmış. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli.

Para : Kuruşun kırkta biri. Kazanç. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Değerli : Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.

Define : Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, gömü.

Gömücü : Gömü arayan kimse. İlgili cümle: "“Gömücüler de kumarbazlarınkine benzer bir tür haz dışında pek bir şey bulamıyorlardı toprakta.”" Ü. Dökmen.

Gömücülük : Gömücü olma durumu.

Gömük büklüm : Yatağını yeniden derinleştirerek üzerinde aktığı koyak tabanı ve ovanın içine gömülen büklüm.

 

Gömük greftleme : Geniş kemiklerde kırık sahayı içine alan ve greftin sıkıca yerleşebileceği bir yatak hazırlayıp kortikal kemik şeridi bu yatak içine çakılması, inlay greftleme.

Gömük ışıtaç : Çağdaş araçlarda kullanılan, araç gövdesinden dışarı taşmayan ışıtaç.

Gömük vadi : (coğrafya)

Gömüklemek : Çıkmaza sapmak.

Gömüklük : Sazlık, bataklık.

Gömüksü : Çamurlu, milli su.

Gömül : Biçilmiş ekin yığını. On iki destenin meydana getirdiği yığın.

Gömü ile ilgili Cümleler

  • Ali koltuğa gömüldü.
  • Gömülü hazineyi nerede bulacağımı tam olarak biliyorum.
  • İşe gömüldüm.
  • Canlı canlı gömüldü.
  • Gömülü hazineyi hala arıyor musun?
  • Onların Park caddesindeki bir evin bodrumunda gömülmüş bir iskelet bulduklarını duydum.
  • Gömülü hazineyi arıyorduk.
  • Ali neredeyse gözyaşlarına gömülmüştü..
  • Tom'un ebeveynleri buradan uzakta olmayan bir mezarlığa gömülü.
  • Burada gömülü bir hazine yok.

Diğer dillerde Gömü anlamı nedir?

İngilizce'de Gömü ne demek? : treasure define

Fransızca'da Gömü : trésor [le]

Almanca'da Gömü : der Schatz

Rusça'da Gömü : n. клад (M)