Treasure türkçesi Treasure nedir

  • Merkez bankası, hazine genel müdürlüğü gibi devletin para işleri ile uğraşan organları.
  • Biriktirmek.
  • Değerini bilmek.
  • Çok değerli saymak.
  • Gömü.
  • Çok kıymetli tutmak.
  • Üzerine titremek.
  • Değer vermek.
  • Büyük değer vermek.
  • Toplamak.
  • Hazine.
  • Ekonomi alanında kullanılır.

Treasure ile ilgili cümleler

English: Ali stopped looking for the treasure and went back home.
Turkish: Ali hazine aramayı bıraktı ve eve döndü.

English: Donate your money to the poor and you'll have treasure in heaven.
Turkish: Paranı fakirlere bağışla ve cennette hazinen olacak.

English: "Why should I share the treasure with you?" "I thought we had an agreement."
Turkish: "Hazineyi neden seninle paylaşmalıyım?" "Bir anlaşmamız olduğunu düşünmüştüm."

English: A lot of treasure was brought over to this country.
Turkish: Bir sürü hazine bu ülkeye getirildi.

English: Ali found the treasure at the bottom of the lake.
Turkish: Ali hazineyi gölün dibinde buldu.

Treasure ingilizcede ne demek, Treasure nerede nasıl kullanılır?

Treasure chest : Hazine sandığı.

Treasure house : Hazine dairesi. Hazine. Hazine evi. Zengin kaynak.

Treasure hunt : Saklanmış bir şeyi bulma oyunu. Hazine avı oyunu. Hazine avı. Oyuncuların çeşitli ipuçlarını kullanarak saklı bir ödülü veya saklanmış bir nesneyi bulmaya çalıştıkları oyun.

 

Treasure hunter : Define avcısı. Defineci. Hazine avcısı.

Treasure island : San fransisko körfezi'nde (abd) 1941'den 1997'ye kadar bir donanma üssü olarak kullanılan yapay ada. Florida eyaletinde şehir. Hazine adası. Define adası. Florida'da (abd) bir şehir. Robert louis stevenson (19'uncu yüzyıl iskoç yazar) tarafından yazılmış roman.

Found a treasure : Değerli birşeyler keşfetmiş. Hazine bulmuş.

National treasure : Ulusal zenginlik. Milli hazine.

Treasure trove : Sahipsiz hazine. Hazine. Sahibi bilinmeyen define. Zengin kaynak. Define. Sahibi bilinmeyen hazine. Sahipsiz define.

Treasure up : Toplamak. Aklında tutmak. Biriktirmek.

Treasured : Kıymetli. Toplamak. Değerini bilmek. Değer vermek. Değerli.

İngilizce Treasure Türkçe anlamı, Treasure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Treasure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Set store by : Hesaba katmak. Önem vermek. Saygı duymak. Önemsemek.

Treasure house : Hazine evi. Hazine dairesi. Zengin kaynak.

Apprize : Değerini yükseltmek. (eski kullanım) tahmin etmek. Bildirmek. Değer biçmek. Bilgi vermek. Fiyat saptamak. Haber vermek. Haberdar etmek. Söylemek.

Cherish : Bağrına basmak. Hatırasında yaşatmak. Kuşsütü ile beslemek. El üstünde tutmak. Şefkat göstermek. Beslemek. Değerli tutmak. Sevgiyle anmak. Yaşatmak (kalbinde).

Cumulating : Birikmek. Yığımak. Birikme. Kümülat.

Dignifying : Şeref vermek. Onurlandırmak. Yüceltmek. Paye vermek. Büyütmek.

Abc method : Yaklaşık bootstrap güven yöntemi. Abc yöntemi.

Storehouse : Hazne. Antrepo. Ambar. Kaynak. Depo. Ardiye. Mahzen. Gereç ambarı.

 

Cherishes : Aziz tutmak. Sevgiyle anmak. El üstünde tutmak. Beslemek. Gütmek. Şefkat göstermek. Bağrına basmak. Kuşsütü ile beslemek.

Appreciated : Zevk almak. Değerlendirmek. Takdir edilen. Fiyatını yükseltmek. Teşekkür borçlu olmak. Makbule geçen. Takdir etmek. Anlamak. Minnettar olmak.

Treasure synonyms : king's ransom, hoarded wealth, wealth, backed up, art, aalens linear regression model, esteeming, abadir test, aggregates, coddles, appreciate, cumulate, add together, riches, hold in high regard, apprizes, a priori theoretical criteria, amassing, accumulating, esteem, collect in, cossets, aalen estimator, thesauruses, aggregate, coffer, add up, cosset, dignifies, accumulate, stores, a level, assesses.

Treasure zıt anlamlı kelimeler, Treasure kelime anlamı

Hate : Kin duymak. İğrenmek. Beğenmemek. Kin beslemek. Sevmemek. Düşmanlık. Nefret etmek. Kin. İğrenme. Hoşlanmamak.

Treasure ingilizce tanımı, definition of Treasure

Treasure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To lay up. Especially, a stock, or store of money in reserve. To hoard. Usually with up. Wealth accumulated. To collect and deposit, as money or other valuable things, for future use. As, to treasure up gold.