Troves türkçesi Troves nedir

Troves ingilizcede ne demek, Troves nerede nasıl kullanılır?

Treasure trove : Hazine. Sahibi bilinmeyen hazine. Zengin kaynak. Sahipsiz hazine. Sahipsiz define. Define. Sahibi bilinmeyen define.

Trove : Define. Hazine. Sahipsiz define. Kolleksiyon.

Trover : Geri alma davası. İstirdat davası. İstihkak davası. Kişisel malın bulunup tutulması. Kolleksiyoncu.

Trovers : Kişisel malın bulunup tutulması. Kolleksiyoncu. Geri alma davası. İstirdat davası. İstihkak davası.

Action of trover : İstirdat davası. Haksız alıkoyma tazminat davası. Haksız alıkoymaya karşı tazminat davası. Lukata davası.

Controvert : Yalanlamak. Çürütmek. Reddetmek. Tekzip etmek. İtiraz etmek. Karşı gelmek. Tartışmak.

Controversy : Uyuşmazlık. Çekişme. Tartışma. Anlaşmazlık. İhtilaf. Münakaşa. Mücadele. Karşıt yaklaşımlardan kaynaklanan köklü tutum ya da görüş ayrılığı.

Active introversion : Aktif içedönüklük. Aktif içedönme.

Controversialist : Polemikçi. Tartışma yanlısı kimse. Münakaşacı.

Beyond controversy : Tartışılamaz. Tartışmasız. Şüphesiz. Tartışma götürmez. Kesinlikle.

İngilizce Troves Türkçe anlamı, Troves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Troves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Garrison : Garnizon kurmak. Garnizon. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Minnesota eyaletinde şehir. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Garnizonda görevlendirmek. İowa eyaletinde şehir. Askeri karargah.

Riches : Varlık. Zenginlik. Servet. Variyet. Mal. Sermaye.

Cavalry : Süvari sınıfı. Süvari. Süvariler.

Negate : Reddetmek. İnkar etmek. Olumsuzlamak. Çürütmek. İptal etmek. Olumsuz yapmak. Aksini ispatlamak. Boşa çıkarmak. Değillemek.

Horse : İskele sıpası. Süvari birliği. Eroin. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür. Film çıkrığı. At. Zoolojik sınıflandırmada equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos. Beygir. Aygır. Binme, yük çekme kadar, sirklerde gösteri hayvanlarının, başında gelen, toynaklıların tek parmaklı altakımından olan hayvan.

Hostile : Düşmana özgü. Düşmana ait. Düşmanca. Hasım. Hasmane. Düşman. Saldırgan. Dövüşken. Muhalif.

Confirm : Teyit etmek. Kiliseye kabul etmek. Tasdik etmek. Desteklemek. Sağlama bağlamak. Pekiştirmek. Dinsel tören yapmak. Doğrulamak. Kuvvetlendirmek. Onaylamak.

Substantiate : Tasdik etmek. İspat etmek. Kanıtlamak. Doğrulamak. Gerçeklemek. Doğruluğunu ispat etmek. Desteklemek. Gerçekleştirmek. Neden göstermek. Tahkik etmek.

Contradict : Yadsımak. Yalanlamak. Tezat teşkil etmek. Çelişmek. Ters düşmek. Aykırı düşmek. Tekzip etmek. İnkar etmek. Aksini iddia etmek. Birbirini tutmamak.

 

Storehouse : Ambar. Gereç ambarı. Kaynak. Ticari malların stoklanması ve korunması amacıyla kullanılan yer. Depo. Ardiye. Antrepo. Mahzen.

Troves synonyms : army unit, prove oneself, horse cavalry, repertories, repertory, coffers, military personnel, support, show, friendly, stores, demonstrate, treasure, trove, coffer, personnel, exchequer, affirm, corroborate, soldiery, buried treasure, coffering, sustain, thesauruses, exchequers, national treasury, establish, treasure trove, storehouses, shew, stultify, thesauri, treasure house.

Troves zıt anlamlı kelimeler, Troves kelime anlamı

Hostile : Muhalif. Saldırgan. Düşmana özgü. Hasım. Düşmanca. Düşman. Dövüşken. Hasmane. Düşmana ait.

Friendly : Yardımsever. Sokulgan. İçten. Sıcakkanlı. Samimi. Cana yakın. Dost. Dostane. Arkadaşça. Müsait.

Negate : İnkar etmek. Etkisiz duruma getirmek. Boşa çıkarmak. Olumsuz yapmak. Yadsımak. Reddetmek. Olumsuzlamak. İptal etmek. Çürütmek.

Troves antonyms : disprove, affirm.