Contradict türkçesi Contradict nedir

  • Aksini iddia etmek.
  • Tezat teşkil etmek.
  • Yalanlamak.
  • Çelişmek.
  • Aykırı düşmek.
  • Yadsımak.
  • Birbirini tutmamak.
  • Ters düşmek.
  • İnkar etmek.
  • Tekzip etmek.

Contradict ile ilgili cümleler

English: Don't contradict your teacher.
Turkish: Öğretmeninle çelişme.

English: Ali and Mary contradict each other all the time.
Turkish: Ali ve Mary her zaman birbirleriyle çelişiyor.

English: Don't contradict me.
Turkish: Beni yalanlama.

English: Allow me to contradict you.
Turkish: Seni yalanlamama izin ver.

English: I hate to contradict you.
Turkish: Seninle ters düşmekten nefret ediyorum.

Contradict ingilizcede ne demek, Contradict nerede nasıl kullanılır?

Contradict oneself : Kendiyle çelişmek. Kendisiyle çelişmek.

Contradictable : Yalanlanabilir. Tartışılabilir. Tersi ispatlanabilir. İnkar edilebilir.

Contradicted : Aksini iddia etmek. Ters düşmek. Yalanlamak. Çelişmek.

Contradicter : Muhalefet eden kimse. Aksini iddia eden kimse. Yalanlayan kimse.

Contradicting : Yalanlamak. Aksini iddia etmek. Çelişme. Çelişmek. Çelişen. Ters düşmek.

Contradiction principle : Çelişki ilkesi.

Contradictorily : Aykırı biçimde. Tutarsızca. Çelişkili olarak. Çelişkili biçimde.

Contradictive : Ters düşme eğilimi olan. Anlaşmazlığa neden olan. Çelişkili. Muhalif. İhtilaflı. Tartışmalı.

 

Contradictions : Çelişki. İtiraz. İnkar. Aykırılık. Tezat. Yalanlama.

Contradictiously : Çelişkili biçimde. Tutarsızca.

İngilizce Contradict Türkçe anlamı, Contradict eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contradict ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Countermand : Feshetmek. Yeni bir emirle geçersiz kılmak. İptal emri. Yeni bir emirle öncekini geçersiz kılmak. İptal etmek (yeni bir emir ile önceki emri). İptal etmek. Önceki emri geçersiz kılan emir. Kaldırmak. Emri geçersiz saymak.

Rebut : Aksini ispatlamak. Boşa çıkarmak. Çürütmek. Aksini ispat etmek. Aksini göstermek. Aksini kanıtlamak. Yanlışlığını göstermek. Reddetmek. Yanlış olduğunu kanıtlamak.

Denied : Yoksun bırakmak. Reddedildi. Engellendi. Yalanlanmış. İnkar edilmiş. Reddetmek. Mahrum etmek.

Dissent : Anglikan kilisesinden ayrılmak. Uyuşmazlık. Bozuşmak. Farklı düşünmek. Karşı olmak. Muhalif olmak. Çekişmek. Aynı fikirde olmamak. Görüş ayrılığı. Karşı koymak.

Be in contradiction with : -ile tezat oluşturmak.

Run counter to : Karşı çıkmak. Taban tabana zıt olmak. -e uymamak. Zıtlaşmak. Zıt gitmek. Muhalefet etmek. Aksine gitmek.

Argue against something : İtiraz etmek. Karşı çıkmak.

 

Disagree : Sürtüşmek. Karşıt görüşte olmak. Aynı düşüncede olmamak. Atışmak. Uymamak. Bozuşmak. Yaramamak. Anlaşamamak. Uyuşmamak.

Abjure : Yeminle vazgeçmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Feragat etmek. Vazgeçmek. Yüz döndürmek. Yemin edip bırakmak. Vazgeçtigine dair yemin etmek. Dönmek (dininden). Yemin ederek vazgeçmek. Terk etmek.

Belie : Yalancı çıkarmak. Yanıltmak. Gerçek olduğunu gizlemek. Maskelemek. Gizlemek. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi).

Contradict synonyms : disown, belied, denying, collided, be contradictory, contradicting, differ, oppugn, disaffirm, confutes, countermands, disowning, collides, disclaimed, controverted, be contrary to, take issue, rebuts, negate, collide, contrast, deny, contrasted, disallows, rebutted, denies, conflict with, colliding, confute, call back, vary, confuting, disallowing.

Contradict zıt anlamlı kelimeler, Contradict kelime anlamı

Conform : Tevafuk etmek. İntibak etmek. Boyun eğmek. Uydurmak. Uymak. Uygulamak. Uyumlu olmak. Alıştırmak.

Admit : Girmesine izin vermek. Teslim etmek. İçeriye almak. İzin vermek. Olanak tanımak. Meydan vermek. İtiraf etmek. Almak. İçeriye bırakmak. İçeri almak.

Agree : Razı olmak. Uzlaşmak. Bağdaşmak. Uymak. Mutabık kalmak. Rıza göstermek. Anlaşmak. Uyuşmak. Kabul etmek. Kararlaştırmak.

Contradict ingilizce tanımı, definition of Contradict

Contradict kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To take issue with. To deny, or assert the contrary of, something. To deny the truth of, as of a statement or a speaker. To gainsay. To oppose in words. To oppose in words. To assert the contrary of. To impugn. To gainsay.