Trove türkçesi Trove nedir

Trove ile ilgili cümleler

English: Ali is introverted.
Turkish: Ali içe dönüktür.

English: Ali is quite introverted.
Turkish: Ali oldukça içe dönük.

English: Ali doesn't like controversy.
Turkish: Ali tartışmayı sevmez.

English: Ali is extroverted.
Turkish: Ali dışa dönüktür.

English: Ali is extroverted, isn't he?
Turkish: Ali dışa dönük, değil mi?

Trove ingilizcede ne demek, Trove nerede nasıl kullanılır?

Treasure trove : Hazine. Sahipsiz define. Sahipsiz hazine. Sahibi bilinmeyen define. Define. Zengin kaynak. Sahibi bilinmeyen hazine.

Trover : İstihkak davası. Geri alma davası. Kişisel malın bulunup tutulması. Kolleksiyoncu. İstirdat davası.

Trovers : İstirdat davası. İstihkak davası. Kişisel malın bulunup tutulması. Kolleksiyoncu. Geri alma davası.

Troves : Hazine. Kolleksiyon. Define. Sahipsiz define.

Action of trover : Haksız alıkoyma tazminat davası. Haksız alıkoymaya karşı tazminat davası. Lukata davası. İstirdat davası.

Controversialist : Münakaşacı. Polemikçi. Tartışma yanlısı kimse.

Active introversion : Aktif içedönme. Aktif içedönüklük.

Beyond controversy : Kesinlikle. Tartışılamaz. Şüphesiz. Tartışmasız. Tartışma götürmez.

Controvert : Tekzip etmek. Karşı gelmek. Çürütmek. Yalanlamak. Reddetmek. İtiraz etmek. Tartışmak.

 

Controversy : Mücadele. Karşıt yaklaşımlardan kaynaklanan köklü tutum ya da görüş ayrılığı. Anlaşmazlık. İhtilaf. Tartışma. Çekişme. Uyuşmazlık. Münakaşa.

İngilizce Trove Türkçe anlamı, Trove eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trove ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Treasure trove : Zengin kaynak. Sahibi bilinmeyen define. Sahibi bilinmeyen hazine. Sahipsiz hazine.

Exchequer : Servet. Mali kaynaklar toplamı. Finans kaynağı. Maliye. Devlet hazinesi. Maliye bakanlığı. Para.

Thesauri : Kelime hazinesi. Kavramlar dizini. Sözlük.

Storehouses : Ardiye. Gereç ambarı. Mahzen. Antrepo. Hazne. Depo. Kaynak. Ambar.

Exchequers : Finans kaynağı. Servet. Para. Maliye. Maliye bakanlığı. Devlet hazinesi.

National treasury : Devlet hazinesi.

Riches : Varlık. Variyet. Servet. Mal. Zenginlik. Sermaye.

Coffering : Keson. (mimarlık) tavan süslemesi. Dekoratif gömme panel (kubbede, tavanda, kemerlerde). Tavan süsü. Değerli belge veya para saklamak için kullanılan dayanıklı metal kutu veya kasa. Kasa. Sandık. Kutu. Para.

Repertory : Aynı tiyatroda aynı oyuncuların her gün değişik bir oyun sahneye koyması. Oyun listesi. Repertuar. Depo. Oyun planının incelenmiş, seçilmiş, o dönem oynamaya elverişli görülüp oynanış için hazırlanmış oyun listesi. Repertuvar. Dağarcık. Oyun planının incelenmiş, seçilmiş o dönem oynamaya elverişli görülüp oynanış için hazırlanmış oyun listesi (oyun çizelgesi). Bir tiyatro dönemi için araştırılıp incelenen ve seçilen oyun demeti.

Trove synonyms : hoarded wealth, troves, treasure, buried treasure, treasure house, storehouse, repertories, coffer, stores, coffers, thesauruses.