Trover türkçesi Trover nedir

  • Kişisel malın bulunup tutulması.
  • Geri alma davası.
  • İstihkak davası.
  • Kolleksiyoncu.
  • İstirdat davası.

Trover ile ilgili cümleler

English: Ali is introverted.
Turkish: Ali içe dönüktür.

English: Ali is extroverted.
Turkish: Ali dışa dönüktür.

English: Ali is extroverted, isn't he?
Turkish: Ali dışa dönük, değil mi?

English: Ali doesn't like controversy.
Turkish: Ali tartışmayı sevmez.

English: Ali is quite introverted.
Turkish: Ali oldukça içe dönük.

Trover ingilizcede ne demek, Trover nerede nasıl kullanılır?

Action of trover : Haksız alıkoymaya karşı tazminat davası. İstirdat davası. Lukata davası. Haksız alıkoyma tazminat davası.

Trovers : Kişisel malın bulunup tutulması. Geri alma davası. İstirdat davası. İstihkak davası. Kolleksiyoncu.

Active introversion : Aktif içedönme. Aktif içedönüklük.

Beyond controversy : Tartışma götürmez. Şüphesiz. Kesinlikle. Tartışılamaz. Tartışmasız.

Controverse : Çekişmek. Tartışmak.

Controversialist : Münakaşacı. Polemikçi. Tartışma yanlısı kimse.

Controversies : Münakaşa. Anlaşmazlık. Tartışma. Uyuşmazlık. Çekişme. İhtilaf. Mücadele.

Controvert : Karşı gelmek. Tekzip etmek. Çürütmek. İtiraz etmek. Reddetmek. Yalanlamak. Tartışmak.

Controversy : Çekişme. Mücadele. Uyuşmazlık. İhtilaf. Karşıt yaklaşımlardan kaynaklanan köklü tutum ya da görüş ayrılığı. Tartışma. Anlaşmazlık. Münakaşa.

 

Controverting : Karşı gelmek. Reddetmek. Yalanlamak. Tartışmak. İtiraz etmek. Çürütmek.

İngilizce Trover Türkçe anlamı, Trover eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trover ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Waterfall : Çağlayan. Çavlan. Danışman. Şelale. Akarsuların yataklarındaki eğim kesikliklerinde oluşan doğal su düşüşü, bk. büyük çağlayan.

Comme il faut : Doğru dürüst. Münasip. Uygun. Olması gerektiği gibi (fransızca).

Replevin : Kefalet. Gasp davası. Gasp edilmiş malın iadesi hükmü. İstirdat. Gasp edilmiş eşyayı geri alma davası.

Fitting : Uydurma. Kurma. Yerleştirme. Doğru. Tesisat. Tesviyecilik. Prova. Ayarlama. Uygun. Kip.

Detinue : Geri edinme davası. Menkul mal iade davası (hukuk terimi). İstirdat. Menkul mal iadesi davası.

Kosher : Turfa olmayan. Doğru. Temiz. Musevi kurallarına göre hazırlanmış yiyecekler. Düzgün. Koşer. Museviler için turfa olmayan. Temiz (yahudilerce). Yahudi din kurallarına göre hazırlanmış yiyecek ve içecek.

Becoming : Yerinde. Yakışan. Üzerine yakışan. Yakışık alır. Yakışır. Uygun. Güzel duran. Doğru. Olmak. Cazip.

Seemly : Yakışır. Uygun. Münasip.

Correctitude : Uygunluk. Münasip olma. Doğruluk. Yakışık alma. Münasiplik. Uygun olma. Dürüstlük.

Halal : Helal. İslam hukukuna göre kesilen. İslam hukukunun gerektirdiği şekilde hazırlanan (et). Helal etten.

Trover synonyms : straightlaced, tight laced, right, estuary, properness, stream, decorous, decent, priggish, watercourse, propriety, rapid, prissy, water system, square toed, action of trover, comely, straitlaced, trovers, appropriate, strait laced, correct, prim, puritanical, falls, victorian, straight laced, prudish, collector.

 

Trover zıt anlamlı kelimeler, Trover kelime anlamı

Incorrect : Düzeltilmemiş. Asılsız. Münasebetsiz. Uygunsuz. Yakışıksız. Doğru olmayan. Hatalı. Yanlış. Biçimsiz.

Impropriety : Yanlış kullanma. Uygunsuzluk. Terbiyesizlik. Yolsuzluk. Yanlışlık. İrtikap. Yersizlik. Yakışıksızlık. Hata. Ahlaksızlık.

Inappropriate : Biçimsiz. Uygun olmayan. İsabetsiz. Yersiz. Uymaz. Uygunsuz. Münasebetsiz. Caiz değil. Yakışıksız.

Trover antonyms : indecorous, indecent, improper, wrong, improperness, negate, disprove, affirm.

Trover ingilizce tanımı, definition of Trover

Trover kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The gaining possession of any goods, whether by finding or by other means.