Correctitude türkçesi Correctitude nedir

Correctitude ingilizcede ne demek, Correctitude nerede nasıl kullanılır?

Correctible : Düzeltilebilir.

Correcting : İyileştirme. Düzelten. Tashih etme. Cezalandırma. Düzeltme.

Correcting unit : Düzeltici birim.

Correction : Tashih. Doğrulama. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Düzeltmek. Cezalandırma. Disiplin cezası. Islah. Yanlış olarak gerçekleştirilen vergilerin yasalarına göre düzeltilmesi. Ceza. Düzeltme.

Correction by himself : Yanlış olarak gerçekleştirilmiş olmalarında kuşku edilmeyen açık ve kesin nitelikteki vergi bozukluklarının doğrudan doğruya yönetimce düzeltilmesi. Yönetimce düzeltme.

Correction demand : Düzeltme istemi. Yanlış olarak gerçekleştirilen vergiler için yükümlünün vergi örgütüne dilekçe ile baş vurarak gerekli düzeltmenin yapılmasını istemesi.

Correction factor : Düzeltme katsayısı. Düzeltme faktörü. Tashih faktörü. Düzeltme etkeni. Düzeltme çarpanı.

Correction registration : Gerçekleştirmeler, değer azalmaları, gereç yığınak farkları, aşınma payı ve benzerleri işlemler yazılımlarının ayarlanmasını sağlamak amacıyla uygulanan sayışmanlık işlemleri. Düzeltme yazılımları.

 

Correction for guessing : Kestirim düzeltmesi. Rastlantı etkisini ortadan kaldırmak ya da azaltmak için, bir testin doğru-yanlış ve doğru-seçmeli maddelerinden elde edilen puanların, yanlış yanıtların sayısına göre ve kuralına uygun olarak azaltılması işlemi.

Correctional : Islah. Düzeltici.

İngilizce Correctitude Türkçe anlamı, Correctitude eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Correctitude ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adequacies : Yeterlilik. Yetenek. Ehliyet. Yeterlik. İstihkak. Kifayet.

Fairness : İnsaflılık. Açıklık. Sarışınlık. Beyaz tenlilik. İçtenlik. Adalet. Tarafsızlık. Lepiska saçlılık. İnsaf.

Reserve : Hakkı saklı tutmak. Ayırtmak. Rezerve. Rezerve ettirmek. Çekince. Korumak. Bilgisayar, coğrafya, iktisat, madencilik, ekonomi, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Biriki. Korunan doğal bölge. Yedek, ihtiyat.

Suitabilities : Kullanışlılık. Yerindelik. Liyakat. Elverişlilik. Yakışık.

Deportment : Yürüyüş biçimi. Gidiş. Davranış. Duruş biçimi. Tavır. Hareket.

Advisability : Tavsiye edilebilirlik.

Grace : Mühlet. Zarafet. Lütfetmek. Kayra. Süre. Şeref vermek. Lütuf. Onur vermek. İncelik. Teşrif etmek.

Behavior : Hareket tarzı. Genel anlamda bir organizmanın görülen ve görülmeyen her türlü bedensel, ruhsal ve zihinsel etkinliğine verilen ad. bir organizmanın belli bir gereksemeyi karşılamak için çaba harcayarak gösterdiği etkinlik. Tavır. Davranış tarzı. Hal. Davranım. Tutum. Hareket. Davranış.

Accordancy : Anlaşma. Uyum. Koordinasyon. Ahenk.

Conforming : Uyan. Razı olan. Uygun. Uygun olan.

 

Correctitude synonyms : good form, behaviour, erectness, candour, demeanour, candidnesses, agreeability, candours, decorousness, primness, abidance, aptness, improper, proper, accurateness, advisableness, equity, adequacy, accordance, accuracies, compatibleness, conduct, propriety, eligibility, appropriateness, acceptance, agreement, acceptability, adaptation, balancing, properness, candor, fealties.

Correctitude zıt anlamlı kelimeler, Correctitude kelime anlamı

Indecorousness : Uygunsuzluk. Kibar olmama durumu. Yakışmama durumu. Utandırıcılık. Edebe aykırılık. Ayıp. Kabalık. Münasebetsizlik. Yakışmazlık. Uygun olmama durumu.

Indecency : Ahlaksızlık. Hayasızlık. Yersizlik. Uygunsuzluk. Açık saçıklık. Gereksizlik.

Impropriety : Hata. Ahlaksızlık. Yolsuzluk. İrtikap. Terbiyesizlik. Yanlış kullanma. Yakışıksızlık. Yanlışlık. Uygunsuzluk. Yersizlik.

Correctitude antonyms : inappropriateness, incorrectness, unseemliness, improper, proper, indecorum, improperness.