Reserve türkçesi Reserve nedir
- Ayırmak.
- Yedek.
- Ertelemek.
- Abd, kanada gibi kimi ülkelerde, yerli halka, kendi töre ve geleneklerine göre yaşamaları içki bırakılmış, sınırları belli bölge.
- Tutmak.
- Yedek, ihtiyat.
- Saklanmış veya biriktirilmiş döviz, altın, para gibi değerler. yatağında veya havzasında bulunduğu bilinen, ancak henüz çıkarılmamış ve işlenmemiş maden cevherleri.
- Bilgisayar, coğrafya, iktisat, madencilik, ekonomi, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.
- Gerektiğinde bir nesnenin yerine konulmak ya da aşınmış ve işe yaramaz hale gelmiş olanı ile değiştirilmek üzere ayrılan o nesnenin tıpkısı.
- Rezerve ettirmek.
- Rezerve.
- Sonraya bırakmak.
- İhtiyat.
- Çekince.
- Korumak.
- Rezerv.
- Ayırtmak.
- Hakkı saklı tutmak.
- Özel bölge.
- Korunan doğal bölge.
- Biriki.
- Başlıca amacı, kimi hayvan ve bitki türlerinin korunması olan bir tür ulusal park.
Reserve ile ilgili cümleler
English: I'd like to reserve a private compartment.
Turkish: Özel bir kompartıman ayırtmak istiyorum.
English: Did you reserve a room at the hotel?
Turkish: Otelde bir oda ayırttın mı?
English: I want to reserve a room.
Turkish: Bir oda ayırtmak istiyorum.
English: I'd like to reserve a seat on this train.
Turkish: Bu trende yer ayırtmak istiyorum.
English: I'd like to hold a staff meeting first thing tomorrow afternoon, so could you reserve the conference room?
Turkish: Yarın öğleden sonra ilk olarak personel toplantısı yapmak istiyorum, bu yüzden konferans salonunu ayırır mısın?
Reserve ingilizcede ne demek, Reserve nerede nasıl kullanılır?
Reserve account : Rezerv hesap. İhtiyat hesabı. Karşılık hesabı. Yedek hesabı.
Reserve army of labour : Yedek işgücü ordusu. Marksist kuramda, emek yerine makinenin kullanılmasıyla üretimden alıkonulmuş veya uzaklaştırılmış, geçici ya da sürekli olarak işsiz bırakılmış, gerektiğinde çalışan kesimin ücret artışı üzerinde baskı unsuru olarak kullanılan, hazır ve düşük ücretle çalışabilecek işgücü olarak görülen kitle.
Reserve army of labour power : Marksist kuramda, emek yerine makinenin kullanılmasıyla üretimden alıkonulmuş veya uzaklaştırılmış, geçici ya da sürekli olarak işsiz bırakılmış, gerektiğinde çalışan kesimin ücret artışı üzerinde baskı unsuru olarak kullanılan, hazır ve düşük ücretle çalışabilecek işgücü olarak görülen kitle. Yedek işgücü ordusu.
Reserve assets : Yedek varlıklar. Karşılık varlıklar. Rezerv aktifler.
Reserve capacity : Rezerv kapasitesi. Yedek kapasite. Depolama kapasitesi.
Reserve for overhead : Genel giderler fonu. Genel giderleri karşılamak amacıyla ayrılan yedek para. Genel giderler karşılığı. Genel masraflar karşılığı.
Reserve player : Ayaktopu takımını oluşturan oyunculardan birinin herhangi bir nedenle takımdan çıkması ya da çıkarılması gerektiğinde onun yerine oynayacak oyuncu. Yedek oyuncu.
Reserve currency : Ülkelerin dış ödeme rezervi olarak tuttukları yabancı para. Rezerv para. Karşılık olarak tutulan döviz. Rezerv döviz. Sahip olduğu güvenilirlik ve istikrarlılık özellikleri nedeniyle hükümetlerin uluslararası ödemelerde kullanmak üzere tuttukları yabancı para. (reserve money) emisyon, bankaların mevduatı, zorunlu karşılıklar, bankalar serbest imkanı, fon hesapları ve banka dışı kesimin mevduatı toplamından oluşan parasal büyüklük. krş. parasal taban.
Reserve judgment : Bir konuda (henüz) karar vermemiş olmak. Hüküm vermeyi uzatmak.
Reserve estimate : Birikim değerlendirme. Rezerv değerlendirme. Biriki değerlendirme.
İngilizce Reserve Türkçe anlamı, Reserve eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reserve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Allotting : Kura ile belirlemek. Hisselere ayırmak. Tanımak (süre). Paylaştırmak. İfraz etmek. Vermek (süre). Bölüştürmek. Tahsis etmek. Pay etmek.
Deliberation : Düşünüp taşınma. Tasarlama. Danışma. Üzerinde düşünme. Dikkat ve itina. Tartışma. Uzun uzun düşünme. Temkin. Düşünme.
Appropriated : El koymak. İç etmek. Tayin olunmuş. Kendine maletmek. Tahsis edilmiş. Tahsis olunmuş. Muhassas. Ayrılmış. Özelleştirmek. Üstüne oturmak.
Backup : Başkasının yerine geçmeye. Kopyalama. Dublör. Destek olan kişi ya da şey. Sıkışıklık. Onun yedeği olmaya hazır kişi ya da şey. Trafik sıkışıklığı. Yardımcı olan.
Engaged : Meşgul (telefon). Nişanlı. Angaje. Bağlantılı. Birbirine geçmiş. Bağlı. Tutulmuş. Dolu. Bağlanmış.
Abstract : Damıtmak (biyoloji terimi). Belirsiz. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Heykel. Özet çıkarmak. Özetlemek. Soyutlamak. Soyut resim. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Aşırmak.
Halter : İp. Asmak. Yular takmak. İdam ipi. Kement. Korkuluk. İpe çekmek. Dizgin. Yular.
Circumspection : Dikkatlilik. Sakınganlık. Dikkat. Öngörü. Tedbirlilik. Tedbir. İhtiyatlılık.
Allocated : Bölüştürmek. Ayrıldı. Paylaştırmak. Tahsis edilmiş. Ayrılmış.
Fallbacks : Geri çekilme olayı. Kredi pozisyonunu azaltma. Sıkıştığında dönülecek veya gidilecek yer. Dönüşen şey. Geri çekilme. İkame. Gerileme olayı. Değişen şey. Acil bir durumda cpu'yu destekleyen ve kaybolan verileri kurtaran sistem (bilgisayar).
Reserve synonyms : allocate to, chariness, conserved, be a father to, affects, keep back, cocooned, donkey, add up to, conserving, continues, caginess, buffer, book, allow, postponing, reserving, discretion, the book, cocoon, reserved, cautiousness, tardiness, amount to, set aside, continue, bespeaking, approve of, bespoken, devote, abstracts, to spare, book up.
Reserve zıt anlamlı kelimeler, Reserve kelime anlamı
Improperness : Doğru olmama. Nazikçe olmama durumu. Uygun olmama durumu. Yakışıksızlık. Uygunsuzluk. Olağan olmama. Sıradan olmama. Yanlış olma durumu. Kabalık.
Impropriety : Yakışıksızlık. Yanlışlık. Terbiyesizlik. Uygunsuzluk. Yanlış kullanma. Hata. Yersizlik. Yolsuzluk. Ahlaksızlık. İrtikap.
Communicativeness : Konuşkanlık. Anlamlılık. Açık ve konuşkan olma niteliği.
Reserve ingilizce tanımı, definition of Reserve
Reserve kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That part of the assets of a bank or other financial institution specially kept in cash in a more or less liquid form as a reasonable provision for meeting all demands which may be made upon it. Not to deliver, make over, or disclose. . To keep back. To retain. Reservation. The act of reserving, or keeping back.

Bu kısımda Reserve kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reserve ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reserve anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reserve ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.