Allotting türkçesi Allotting nedir
- Kura ile belirlemek.
- Ayırmak.
- Pay etmek.
- İfraz etmek.
- Hisselere ayırmak.
- Tahsis etmek.
- Vermek (süre).
- Tanımak (süre).
- Bölüştürmek.
- Paylaştırmak.
- Hisseye ayırmak.
Allotting ingilizcede ne demek, Allotting nerede nasıl kullanılır?
Allottable : Hisselere ayırıla bilinen. Tahsis edile bilinen. Dağıtıla bilinen.
Allotted : Paylaştırılmış. Paylaştırılan. Dağıtılmış. Tahsis edilmiş. Hisselere ayrılmış.
Allottee : Tahsis sahibi. Kendisine tahsis yapılan kişi. Hisse sahibi. Pay sahibi.
Allottees : Kendisine tahsis yapılan kişi. Tahsis sahibi. Pay sahibi. Hisse sahibi.
Allotter : Hisselere ayıran kimse. Pay dağıtan kimse. Tahsis eden kimse.
Allothermal : Soğukkanlı. Çevre sıcaklığındaki değişimlere bağlı vücut sıcaklığı gösteren, allotermal, ektotermal, poikilotermal.
Allot : Hisselere ayırmak. Bölüştürmek. İfraz etmek. Pay etmek. Hisseye ayırmak. Ayırmak. Paylaştırmak. Vermek (süre). Tanımak (süre). Tahsis etmek.
Allotment note : Tayfa senedi.
Allotment ledger : Tahsisat yardımcı defteri. Ödenek yazılığı. Tahsisat ana hesap defteri. Her çeşit ödenegin niceliğini ve yerlerini ayrıntılarıyle gösteren yazılık. Tahsisat defteri kebiri.
Allotment : Hisselere ayırma. Ödenek. Hisse. Kiraya verilen küçük arazi. Pay. Tahsisat. İnsanların üzerinde sebze veya meyve veya küçük bitkiler yetiştirmeleri için kiraladıkları küçük toprak parçası. Paylaştırma. Program tahsisleri. Tahsis.
İngilizce Allotting Türkçe anlamı, Allotting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Allotting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Carve up : Bölmek. Taksim etmek. Bıçaklamak.
Selection : Sürüde üstün verim yeteneğine sahip olan fertlerin seçilip damızlık olarak kullanılması ve düşük verimlilere üreme imkanı verilmemesi. Seleksiyon. Seçmeler. Bazı organizmaların özellikle yeni oluşan karakterlerle yaşamaya devam etmesi ve bazılarının ise çoğalıp yaşayamamaları ile sonuçlanan doğal ya da yapay bir olay. seleksiyon. Seçme. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Toplum yaşamında bireylerin ya da kümelerin, yetenek ve güçlerine uygun biçimde belirli birtakım görevlere yöneltilmesi. okuma öğretiminde üzerinde durulan konuya ya da soruna uygun okuma parçalarını seçme işi. usa uygun seçim. Bireylerin ya da kümelerin doğal olarak işbölümü yapması. 2-canlı varlıklarda ortamın koşullarına en iyi uyan bireylerin ya da türlerin yaşamalarını sürdürüp uymayanların ise yok olması. Seçme şey. Ayırma.
Consecrate : Takdis etmek. Adak adamak. Vermek (dini bir törenle belirli bir unvan). Vakfetmek. Kutsal sayılmak. Adamak. Kutsamak. Kutsallaştırmak. Hasretmek.
Shared out : Paylaşmak. Bölüşmek. Taksim etmek. Paylaştırılmış.
Vote : Rey vermek. İlan etmek. Oy kullanmak. Oy. Oylamak. Rey. Önermek. Oylayarak kararlaştırmak. Bildirmek. Oy vermek.
Parcels : Parsellemek. Bölmek.
Activity : Eyleyim. Eylem. Etki. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. Faaliyet. Etkiniik. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Hareket. Etkinlik.
Blood clotting : Kan pıhtısının oluşumunu sağlayan karmaşık iki grup biyokimyasal reaksiyon. ilk grup inaktif protrombinin aktif enzim olan trombine çevrilmesi, ikinci grup trombinin katalizlediği fibrinojenin fibrine dönüşmesi reaksiyonları. Kanın pelte gibi katılaşıp pıhtı haline gelmesini sağlayan bir seri olaylar dizisi, trombokinezis. bu olaylar bir diğerini katalize eden üç aşamadan oluşur; ekstrinsik veya intrinsik yolla, birçok pıhtılaşma faktörün de etkisiyle protrombin atktivatörü oluşması. protrombinin etkin enzim olan trombine dönüşmesi. fibrinojenin fibrine dönüşmesi. Kan pıhtılaşması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Distribute : Sınıflandırmak. Türkümlere ayırmak. Dağılmak. Yaymak. Dağıtmak. Tevzi etmek. Saçmak. Vermek.
Option : Seçim. Bekleme hakkı. Seçme. Seçilen şey. Seçenek. Opsiyon. Oy. Seçme yetkisi. Alıcıya tanınan süre. Şık.
Allotting synonyms : multiple voting, natural process, natural action, allot, parceled, allocates, admeasure, allowing, accounter, portioning, abstract, allows, distributes, apportioning, coagulation, consecrating, deal, allocate to, abstracts, allocating, veto, apportioned, appropriates, assign, subdivide, curdling, block vote, ballot, subdividing, voting, blood coagulation, appropriated, allocate.
Allotting zıt anlamlı kelimeler, Allotting kelime anlamı
Split ticket : Birleşik oy pusulası. Çok partili oy pusulası.
Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.

Bu kısımda Allotting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Allotting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Allotting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Allotting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.