Trovers türkçesi Trovers nedir

  • Kişisel malın bulunup tutulması.
  • Geri alma davası.
  • İstihkak davası.
  • Kolleksiyoncu.
  • İstirdat davası.

Trovers ile ilgili cümleler

English: He was criticized for voicing such a controversial opinion.
Turkish: Böyle tartışmalı bir görüşü dile getirdiği için eleştirildi.

English: In spite of the controversy it gave place to, the question still remains open.
Turkish: Onun yer verdiği tartışmaya rağmen, sorun hâlâ çözülmemiş kalmaya devam ediyor.

English: It was a controversial decision.
Turkish: Bu tartışmalı bir karardı.

English: No controversy is ever over for good. It will always resurface at some point.
Turkish: Hiçbir münakaşa hayrına bitmez, bir noktada illa ki tekrar su yüzüne çıkar.

English: Ali doesn't like controversy.
Turkish: Ali tartışmayı sevmez.

Trovers ingilizcede ne demek, Trovers nerede nasıl kullanılır?

Active introversion : Aktif içedönme. Aktif içedönüklük.

Beyond controversy : Kesinlikle. Tartışılamaz. Şüphesiz. Tartışma götürmez. Tartışmasız.

Controverse : Tartışmak. Çekişmek.

Controversial : Tartışmaya yol açan. Anlaşmazlığa neden olan. Tartışmalı. Çekişmeli. Su götürür. İhtilaflı. Münakaşacı.

Controversialist : Münakaşacı. Tartışma yanlısı kimse. Polemikçi.

 

Extroversion : Ekstroversiyon. Dışadönüm. Dışa. Dışadönüklük. Dışa dönüklük.

Introversive : İçe kapanık. İç düşüncelere ve duygulara odaklanma eğilimi olan (psikoloji terimi). İçekapanık. İçe dönük.

Controversion : Çekişme. Tartışma. İhtilaf. Anlaşmazlık.

Controversially : Tartışmaya neden olan bir biçimde. Tartışmalı bir şekilde. Kavgacı bir şekilde. İhtilaflı bir şekilde. Çekişmeli olarak. Su götürür bir biçimde.

Controversy : Mücadele. Münakaşa. İhtilaf. Çekişme. Tartışma. Anlaşmazlık. Karşıt yaklaşımlardan kaynaklanan köklü tutum ya da görüş ayrılığı. Uyuşmazlık.

İngilizce Trovers Türkçe anlamı, Trovers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trovers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Replevin : Gasp edilmiş malın iadesi hükmü. İstirdat. Gasp edilmiş eşyayı geri alma davası. Gasp davası. Kefalet.

Action of trover : Haksız alıkoyma tazminat davası. Lukata davası. Haksız alıkoymaya karşı tazminat davası.

Saw : Testere boyuna kesmek. Doğramak. (testereyle) kesmek. Hızar. Testere. Testere ile kesmek. Özdeyiş. Biçmek. Atasözü. Bıçkı ile kesmek.

Expression : Ekspresyon. Bilgisayar, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Deyim. Ton. Yüz ifadesi. Tabir. Tasarlanan düşünceleri sözlü ya da yazılı olarak ortaya koyma. ilgili sözcükleri ve sözcük öbeklerini vurgularına önem vererek iletişimi tam sağlayacak biçimde okuma ya da konuşma. İfade etme. Anlatım. Söz.

Adage : Atasözü. Özdeyiş. Vecize. Darbımesel. Mesel.

Locution : Deyim. Düz söz. Terim. Loküsyon. Anlatış tarzı. Tabir. İfade. Düzsöz. İfade tarzı.

 

Saying : Söz. Tabir. Özdeyiş. Deyiş. Vecize. Söyleme. Atasözü. Özlü söz. Söyleyiş. Diye.

Deny : İnkar etmek. Yoksun bırakmak. Mahrum etmek. Danmak. Esirgemek. Nasip etmemek. Yadsımak. Yalanlamak. Reddetmek. Yoksamak.

Byword : Çok kullanılan bir deyim. Özdeyiş. Darbımesel. Atasözü. Sembol. Deyiş. Simge. Dile düşmüş kimse. Adı çıkmış yer veya kimse.

Trovers synonyms : trover, detinue, collector.