Controvert türkçesi Controvert nedir

Controvert ile ilgili cümleler

English: Parliamentary immunity is a controvertial issue.
Turkish: Parlamenter dokunulmazlık tartışmalı bir konudur.

Controvert ingilizcede ne demek, Controvert nerede nasıl kullanılır?

Controverted : Karşı gelmek. Çürütmek. İtiraz etmek. Yalanlamak. Reddetmek. Tartışmak.

Controvertible : İhtilaflı. İtiraz edilebilir. İnkar edilebilir.

Controverting : İtiraz etmek. Karşı gelmek. Reddetmek. Tartışmak. Yalanlamak. Çürütmek.

Controverts : Karşı gelmek. Çürütmek. İtiraz etmek. Reddetmek. Tartışmak. Yalanlamak.

Incontrovertible : Yadsınamaz. Su götürmez. Tartışılmaz. İnkar edilemez. Kesin. Muhakkak. Apaçık. Tartışmasız. Gerçekli.

Controversial : Çekişmeli. Münakaşacı. Tartışmaya yol açan. İhtilaflı. Tartışmalı. Anlaşmazlığa neden olan. Su götürür.

Controversialist : Tartışma yanlısı kimse. Münakaşacı. Polemikçi.

Controverse : Çekişmek. Tartışmak.

Controversially : Tartışmaya neden olan bir biçimde. Su götürür bir biçimde. Çekişmeli olarak. Tartışmalı bir şekilde. İhtilaflı bir şekilde. Kavgacı bir şekilde.

Without controversy : Şüphesiz. Kuşkusuz. Tartışmasız.

İngilizce Controvert Türkçe anlamı, Controvert eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Controvert ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contradicts : Çelişmek. Aksini iddia etmek. Birbirini tutmamak. Ters düşmek. Aykırı düşmek. Tezat teşkil etmek. Yadsımak.

Consume : Yakıp kül etmek. Yanmak. Yiyip bitirmek. Tüketmek. Sarfetmek. Bitirmek. Ziyan etmek. Yakmak. Tüketim yapmak. İstihlak etmek.

Bandy : Çarpık bacaklı. Verip veriştirmek. Eğri. Atışmak. Ağız dalaşı yapmak. Lafa laf koymak. Öte beriye vurmak. Sağa sola atmak (tenis). Sağa sola atmak.

Contests : Karşı koymak. Rekabet etmek. Çekişmek. Yarışmak.

Argufied : Çekişmek. Münakaşa etmek. Anlaşmazlığa neden olmak.

Refute : Aksini ispatlamak. Tersini ispat etmek. Aksini ispat etmek. Tersini kanıtlamak. Aksini kanıtlamak. Cerh etmek. Yanlış olduğunu kanıtlamak.

Bickered : Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Çekişmek. Münakaşa etmek. Didişmek. Şırıldamak. Atışmak. Pırıldamak. Titremek.

Contradicted : Ters düşmek. Çelişmek. Aksini iddia etmek.

Beard : Püskül. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Başak dikeni. Meydan okumak. Sakalından tutmak. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Sakal. Kılçık.

Controvert synonyms : controverts, belie, bridling, argues, contravening, countermands, cause to rot, challenges, disclaimed, oppugn, addle, bickers, veto, beards, contest, bruise, resist, argue, challenged, argufy, confute, brawl, oppose, bat around, contested, belies, bearding, buck, protest, contravenes, bridle, arguing, cast off.

 

Controvert zıt anlamlı kelimeler, Controvert kelime anlamı

Prove : Tecrübe etmek. Bulunmak. Olmak. İspatlamak. Göstermek. Anlaşılmak. Sağlamasını yapmak. Ortaya koymak. Sınamak. Denemek.

Controvert ingilizce tanımı, definition of Controvert

Controvert kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To dispute or oppose by reasoning. To make matter of controversy. To debate. To contest. To contend against in words or writings.