Contradicts türkçesi Contradicts nedir

Contradicts ile ilgili cümleler

English: Ali contradicts just about everything I say.
Turkish: Ali yaklaşık olarak söylediğim her şeyin tersini söylüyor.

Contradicts ingilizcede ne demek, Contradicts nerede nasıl kullanılır?

Contradict oneself : Kendiyle çelişmek. Kendisiyle çelişmek.

Contradict : İnkar etmek. Yalanlamak. Tezat teşkil etmek. Birbirini tutmamak. Tekzip etmek. Çelişmek. Aykırı düşmek. Yadsımak. Ters düşmek. Aksini iddia etmek.

Contradictable : Tersi ispatlanabilir. Tartışılabilir. İnkar edilebilir. Yalanlanabilir.

Contradicted : Çelişmek. Aksini iddia etmek. Ters düşmek. Yalanlamak.

Contradicter : Aksini iddia eden kimse. Muhalefet eden kimse. Yalanlayan kimse.

Contradiction in terms : Kavram kargaşası. Sözel çelişki. Sözlerin birbirleriyle çelişmesi. Çelişkili ifade. Çelişkili veya tutarsız ifade.

Contradictor : Karşı taraf. Rakip. Muhalif.

Contradictious : Aykırı. Tutarsız. Çelişkili.

Contradictively : Çelişkili bir şekilde. Tartışmalı bir şekilde.

Contradictions : Aykırılık. Tezat. Çelişki. İtiraz. İnkar. Yalanlama.

İngilizce Contradicts Türkçe anlamı, Contradicts eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Contradicts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Call back : Arayan kimseyi geri aramak. Caymak. Tekrar uğramak. Geri çağırmak. Hatalı üretilen ürünü telafi için geri istemek. Daha sonra aramak. Geri arama. Cevabını vermek. Dönmek.

Collides : Çatışmak. Çarpmak. Zıt düşmek. Çarpışmak. Birbirine çarpmak. Tokuşmak.

Differ : Ayrıcalık göstermek. Farlı düşünmek. Değişiklik göstermek. Farklı olmak. Değişik olmak. Aynı fikirde olmamak. Benzememek. Anlaşamamak. Ayrılmak.

Contrasted : Tezat oluşturmak. Kontrastı olmak. Karşılaştırılan. Karşılaştırmak. Karşılaştırılmış.

Countermand : Önceki emri geçersiz kılan emir. Yeni bir emirle öncekini geçersiz kılmak. Yeni bir emirle geçersiz kılmak. Feshetmek. İptal emri. İptal etmek (yeni bir emir ile önceki emri). İptal etmek. Kaldırmak. Emri geçersiz saymak.

Vary : Değişime uğramak. Çeşitli olmak. Başkalaşmak. Değişmek. Çeşitlemek. Çeşitlendirmek. Islah etmek. Değiştirmek. Değişik olmak. Başka hale dönmek.

Disaffirm : Nakzetmek. Cerhetmek. Bozmak. Reddetmek. Karşı çıkmak. İptal etmek.

Collided : Tokuşmak. Birbirine çarpmak. Çatışmak. Çarpmak. Zıt düşmek. Çarpışmak.

Rebut : Yanlışlığını göstermek. Aksini kanıtlamak. Yanlış olduğunu kanıtlamak. Çürütmek. Aksini göstermek. Aksini ispatlamak. Aksini ispat etmek. Reddetmek. Boşa çıkarmak.

Disclaimed : Vazgeçmek. Feragat etmek. Yoksamak. Kabul etmemek. Onaylamamak. İnkar etmek. İddiadan vazgeçmek. Tanımamak.

Contradicts synonyms : be contradictory, take issue, contrasts, confutes, disown, confute, be contrary, abnegated, belied, be at variance with, belying, conflict with, disowns, dissent, deny, belies, run counter to, controvert, disclaim, be at variance, denies, argue against something, rebutting, rebutted, abnegates, be contrary to, denying, contravene, contradicting, be in contradiction with, disagreed, disowning, argue against.

 

Contradicts zıt anlamlı kelimeler, Contradicts kelime anlamı

Conform : Uygulamak. Alıştırmak. Uyumlu olmak. Tevafuk etmek. Uydurmak. İntibak etmek. Boyun eğmek. Uymak.

Admit : İçeriye almak. Meydan vermek. Girmesine izin vermek. İçeriye bırakmak. İtiraf etmek. İzin vermek. İçeri almak. Olanak tanımak. Teslim etmek. Almak.

Agree : Rıza göstermek. Bağdaşmak. Uzlaşmak. Birleşmek. Anlaşmak. Yaramak. Mutabık kalmak. Uymak (bir başka şeye). Kabul etmek. Kararlaştırmak.