Contradictor türkçesi Contradictor nedir
Contradictor ile ilgili cümleler
English: What they say is contradictory to their feelings.
Turkish: Söyledikleri şeyler hissettiklerine aykırı.
English: My fluency is sufficient for many situations, but not for expressing my — often contradictory — emotions.
Turkish: Benim akıcılığım bir çok durum için yeterlidir, fakat genellikle çelişkili durumlarımı ifade etmek için değil.
Contradictor ingilizcede ne demek, Contradictor nerede nasıl kullanılır?
Contradictorily : Çelişkili biçimde. Çelişkili olarak. Aykırı biçimde. Tutarsızca.
Contradictoriness : Çelişiklik. Tutarsızlık. Muhalefetçilik. Çelişki.
Contradictory : Ters. Tezatlı. Mütenakız. Aykırı. Birbirini tutmayan. Çelişken. Muhalif. Çelişkili. Tutarsız. Çelişik.
Contradictory answer : Çelişik yanıt. Bir başka yanıtın olurladığını yadsıyan yanıt.
Contradictory proposition : Çelişki önerme.
Be contradictory : Ters düşmek.
Contradict oneself : Kendiyle çelişmek. Kendisiyle çelişmek.
Contradictory propositions : Karşı önermeler. Çelişik önermeler.
Contradict : İnkar etmek. Tezat teşkil etmek. Çelişmek. Birbirini tutmamak. Yadsımak. Aksini iddia etmek. Yalanlamak. Tekzip etmek. Ters düşmek. Aykırı düşmek.
Contradictoryly : Tutarsızca.
İngilizce Contradictor Türkçe anlamı, Contradictor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Contradictor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contenders : İddiacı. Şampiyon olma ihtimali yüksek takım. Yarışmacı. Mücadele eden kimse. Çekişen.
Against : Dayalı. Karşı. -e karşı. Ters olarak. Aleyhinde. Mukabilinde. Karşısında. Kontra. -e değecek şekilde.
Contradictive : İhtilaflı. Tartışmalı. Çelişkili. Ters düşme eğilimi olan. Anlaşmazlığa neden olan.
Antipathic : Karşıt. Hiç sevmeme. Zıt araz meydana getiren. Antipatik.
Antagonist : Aksi yönde. Zıt. Karşıt olarak hareket eden, kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi. bir hormon, nörotransmitter veya ilacın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde. Karşıt kişi. Karşıt etkili kas. Düşman. Muhasım. Antagonist.
Adverse : Olumsuz. Aksi. Kötü. Muhalefet. Aleyhte. Menfaatine aykırı. Karşıt. Elverişsiz. Zıt.
Contestants : Karara itiraz eden kimse. Ödüle itiraz eden kimse. Yarışmacı. Aday.
Belie : Çelişmek. Maskelemek. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Yalanlamak. Gizlemek. Yanıltmak. Yalancı çıkarmak. Gerçek olduğunu gizlemek. Ters düşmek.
Conflictive : Tutarsız. Ters düşen. Çelişkili. Çelişen.
Negate : Aksini ispatlamak. İnkar etmek. İptal etmek. Olumsuzlamak. Yadsımak. Değillemek. Reddetmek. Çürütmek. Olumsuz yapmak. Boşa çıkarmak.
Contradictor synonyms : diverge, vary, antagonistic, dialectic, competitor, antis, opposite side, adversative, antagonists, deviate, emulators, contestant, opposition, averse, anti, contester, opponents, depart, competitors, adversaries, antipode, oppositeness, the other party, the opposite side, rightabout, contender, adversary, opponent, competing, adversarial, corrival, emulator.
Contradictor zıt anlamlı kelimeler, Contradictor kelime anlamı
Conform : Uymak. Tevafuk etmek. Uydurmak. İntibak etmek. Uygulamak. Uyumlu olmak. Boyun eğmek. Alıştırmak.
Synonymous : Eşanlamlı. Aynı anlamlı. Müteradif. Sinonim. Eş anlamlı (kelime). Anlamdaş. Anlamları aynı veya birbirine yakın olan kelimeler. dil bilimi açısından aslında anlamca birbirine tıpı tıpına denk düşen çok az kelime vardır. eş anlamlı sözler, genellikle bazı kelimelerdeki kavram inceliklerinin çeşitli sosyal ve dil kesimlerinde zamanla gölgelenmeye uğrayarak anlamca birbirlerine yaklaşmalarından oluşmuştur. et. yir/oron «yer»; süçig/tatlıg «tatlı»; yul/bınar «pınar»; ögirmek/sevinmek «sevinmek», tt. baş/kafa; ak/beyaz, kara/siyah, yemeni/yazma, bıkmak/bezmek/usanmak, bunalmak/sıkılmak, göndermek/yollamak; son bulmak/sona ermek; dilemek/istemek, kızmak/öfkelenmek vb. bir dilin kendi kelimeleri arasında olduğu gibi, alıntı kelimeleri arasında da eş anlamlı olanlar vardır. türkçe, arapça ve farsçadan yaptığı alıntılar dolayısıyla bu bakımdan bol örnekler vermektedir: göz / far. çeşm, ar. ayn; dudak / far. leb; kan/ ar. dem; buyruk/ ar. emr>emir; çok / ar. fazla; buyurmak/ ar. emretmek; değer/ ar. kıymet; yetenek/ ar. kabiliyet; üzüntü/ ar. keder; eğilim/ ar. temayül vb. dilimizde eş anlamlı sözlerin batı dillerinden alınmış örnekleri de vardır: doğruca, doğrudan doğruya/direkt; yönerge/talimat/direktif; boyunbağı/kıravat; canbazlık/akrobasi; iş, hareket/aksiyon; dingil/aks; hamamlık/banyo vb.
Contradictor ingilizce tanımı, definition of Contradictor
Contradictor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A contradicter.

Bu kısımda Contradictor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Contradictor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Contradictor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Contradictor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.