Contradictive türkçesi Contradictive nedir

Contradictive ingilizcede ne demek, Contradictive nerede nasıl kullanılır?

Contradictively : Tartışmalı bir şekilde. Çelişkili bir şekilde.

Contradicting : Aksini iddia etmek. Yalanlamak. Çelişmek. Çelişen. Çelişme. Ters düşmek.

Contradiction : Aykırılık. Tersini söyleme. Eytişimci düşünüşte her devinimin kaynağını, canlılığın kökenini ve gelişme ilkesini anlatan ulam; evren, doğa, toplum ve insanın gelişim yasası. Çelişme. Tezat. Karşıtlık. Yalanlama. Çelişki. Bir önermenin aynı zamanda hem olurlanıp hem de yadsınması. İtiraz.

Contradiction in terms : Sözlerin birbirleriyle çelişmesi. Sözel çelişki. Çelişkili ifade. Çelişkili veya tutarsız ifade. Kavram kargaşası.

Contradiction principle : Çelişki ilkesi.

Be in contradiction with : Çelişmek. -ile tezat oluşturmak.

Contradictious : Tutarsız. Çelişkili. Aykırı.

Be in contradiction : Çelişme, tutmazlık, karşıtlık durumunda olma. Tezat oluşturmak. Karşıtlaşma.

A contradiction in terms : Sözlerde çelişme.

Principle of non contradiction : Çelişmezlik ilkesi. Geleneksel mantığın üç temel ilkesinden biri. buna göre, bir nesne hem kendisi, hem de kendisinden başka bir nesne olamaz.

 

İngilizce Contradictive Türkçe anlamı, Contradictive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contradictive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contradictious : Tutarsız. Aykırı.

Antis : Karşıt. Karşı olan kimse. Karşı. Aykırı. Aksi. Ters. Anti. Zıt.

At variance : Anlaşmazlık durumunda. Aksine. Çelişkili olarak.

Untruth : Asılsızlık. Uydurma. Vefasızlık. Yalan. Sahtelik.

Disputable : İnkarı mümkün. Şüpheli. Tartışmaya açık. Kuşkulu. Tartışılabilir. İtiraz edilebilir. Su götürür.

Batable : Münazaalı.

Adversative : Aksi düşünce bildiren. Karşıt fikir belirten. Çeliştirici. Karşı fikri ifade eden. Muhalefet belirten.

Antagonist : Karşı olan kimse. Hasım. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karşıt olarak hareket eden; kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi. bir hormonun, nörotransmitterin ya da ilacın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde. Karşıt kişi. Aksi yönde. Karşıt olarak hareket eden, kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi. bir hormon, nörotransmitter veya ilacın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde. Muhasım. Karşı çıkan.

Clouded : Lekeli. Tartışma yaratan. Donuk. Karanlık. Bulutlanmış. Belirsiz. Gölgeli. Bulutlu. Bulanık.

Anomalous : Tuhaf. Kuraldışı. Aykırı. Kurala uymayan. Anomal. Anormal. Uygunsuz. Normal olmayan. Kaideye uymayan.

Contradictive synonyms : conflictive, in dispute, contradiction in terms, inconsistent, falsehood, contradictor, dialectic, controvertible, paradoxical, at issue, antagonistic, weathering, moots, adversarial, moot, averse, antipathic, mooted, falsity, contentional, opposition, adversaries, contentious, adverse, argumentative, antinomy, disputed, confrontational, against, contradictory, anti, conflicting, adversary.

 

Contradictive zıt anlamlı kelimeler, Contradictive kelime anlamı

Truth : Realite. İçtenlik. Filvaki. Gerçeklik. Gerçekliğin, düşüncede gerçeğe uygun biçimde yansıması. Temel hakikat. Herkesin bildiği gerçek. Temel gerçeklik. Esas hakikat. Şeniyyet.

Contradictive ingilizce tanımı, definition of Contradictive

Contradictive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inconsistent. Contradictory.