Cordon türkçesi Cordon nedir

  • Askeri kordon.
  • İnsan dizisi.
  • Kordon.
  • Bükme kaytanı.
  • Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi.
  • Şerit kurdele.
  • Kordon altına almak.
  • Şerit.
  • Polis kordonu.

Cordon ile ilgili cümleler

English: Forensics officers and criminal investigations detectives continued to work at the cordoned-off unit and its surrounds.
Turkish: Adli tıp uzmanları ve cinayet masası dedektifleri, güvenlik çemberine alınmış yerde ve çevresinde çalışmalarını sürdürdüler.

English: Police cordoned off the crime scene.
Turkish: Polis olay yerini kordon altına aldı.

Cordon ingilizcede ne demek, Cordon nerede nasıl kullanılır?

Cordon bleu : İyi aşçı. Yüksek standarda ulaşmış aşçılık. Mükemmellik için verilen ödül. Birinci sınıf aşçılık. Birinci sınıf aşçı. En yüksek sınıfa ait olan usta aşçıbaşı.

Cordon blue : Şovalyelik nişanı. Şövalyelik nişanı. Birinci sınıf aşçı. Mavi kurdele. Önemli kimse.

Cordon of police : Polis kordonu.

Cordon off : Güvenlik çemberi oluşturmak. Kordon altında almak. Çevresini kuşatmak. Kuşatmak. Kordon oluşturarak uzak tutmak. Kordon altına almak. Güvenlik çemberi kurmak.

Cordon sanitaire : Güvenlik kuşağı veya kordonu.

Cordova : Bir soyadı. Orta arjantin'de bir şehir. Alaska eyaletinde şehir. Güney ispanya'da bir şehir. Kordoba. Alabama eyaletinde şehir. Ortadoğu meksika'da bir şehir. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Güney carolina eyaletinde yerleşim yeri. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri.

 

Sanitary cordon : Bir bölgeyi hastalığın yayılmasını önlemek için işaretleyen bariyer. Karantina kordonu. Güvenlik kuşağı veya kordonu.

Cordobas : Nikaragua madeni parası. Nikaragua para birimi. Kordoba.

Cordovans : İnce deri. İnce ve renkli deri. Ayakkabı imalatçısı.

Cordoba : Kordoba. Nikaragua para birimi. Nikaragua madeni parası.

İngilizce Cordon Türkçe anlamı, Cordon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cordon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flex : Bükmek. Esnetmek. (kas) kasmak. Germek. Eğmek. Kablo. Kasmak. Bükmek (kası). Tel.

Flexible cord : Bükülebilir kordon. Esnek kablo. Bükülgen kordon. Esnek kordon.

Coronals : Taça ait. Çelenk. Taçsı. Taç. Hale. Kafatasının kenarına ait. Koronal.

Edging : Kenar süsü. Bordur. Kenar yapma. Yaka. Kenar düzleme. Sınırlayıcı. Kenarlık. Kenar düzeltme. Sınır.

Filleting : Tiriz. Kemiksiz et. Fileto yapmak. Saç bandı. Bantlamak. Şerit takmak. Pervaz. Fileto kesmek. Bant.

Braid : Bant. Saçını örmek. Örülmüş şey. Saç örgüsü. Örgü. Örmek (saç). Örmek. Bağlamak.

Aiguillette : Şeritler veya kordonlar. Askeri üniforma omzuna takılan süsleyici etiketler.

Bolection : (mimarlık) yüksekte veya çıkıntılı kordon (kapı boşluğu, panel, şömine vs için kullanılır).

Cordon synonyms : cordoning, cordons, esplanades, funicle, chevrons, chevron, esplanade, fascia, cord, funiculus, cordon off, flexes, drawcord, fasciae, fascias, fillet, series, cording, adornment, cordon of police, band.

 

Cordon ingilizce tanımı, definition of Cordon

Cordon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cord or ribbon bestowed or borne as a badge of honor. A broad ribbon, usually worn after the manner of a baldric, constituting a mark of a very high grade in an honorary order. Cf. Grand cordon.