İşkence nedir, İşkence ne demek
İşkence; kökeni farsça dilinden gelmektedir.
- Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılmış olan aşırı eziyet

- Vidalı bir tür sıkıştırma aracı.
- Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet.
- Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap.
"İşkence" ile ilgili cümle
- "Ona, evimize niçin geldiğini sormak işkencesini de yaptım." - S. F. Abasıyanık
Yerel Türkçe anlamı:
İki tahtayı sıkıştırmaya yarayan araç.
[Bakınız: iskelet]
Atları nallarken burunlarına takılan ağaç kıskaç.
Dost olmak, arkadaş olmak.
Semerlere yük sarmaya yarayan, boynuz biçimindeki ağaç çengel.
Hayvan birine alışmak.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
[işgence]: Marangozlukta tahtaları sıkıştırmakta kullanılan bir araç. (*Yalvaç -Isparta; *Aksaray -Niğde) [işgence] : (-Maraş)
Bilimsel terim anlamı:
Ağaçişlerinde çatkı ya da yapıştırmayı sağlamak için kullanılan vidalı sıkıştırma araçlarına verilen genel ad.
Osmanlıca İşkence ne demek? İşkence Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
işkence
İşkence hakkında bilgiler
İşkence, ister fiziksel olsun ister ruhsal, bir göz korkutma, caydırma, intikam alma, cezalandırma veya bilgi toplama amacı olarak bilinçli şekilde insanlara ağır acı çektirmekte kullanılan her türden edimlerdir.
İtiraf almak amacıyla sorgulama taktiği olarak kullanımı günümüze dek en büyük kullanım alanı olmuştur. İşkence ayrıca bir baskı yöntemi olarak veya tehdit olarak algılanan toplulukları kontrol altına alma aracı olarak hükümetlerce kullanılır. Tarih boyunca, din değiştirme veya politik yeniden-öğretim (re-education) amacıyla özellikle Ortaçağ Avrupası'nda sık sık kullanılmıştır.
İnsan Hakları Bildirgesi'nde belirtildiği üzere, işkence neredeyse evrensel olarak çok ciddi bir insan hakları ihlali olarak görülür. Üçüncü ve Dördüncü Cenevre Konvansiyonu'nu imzalayan devletler, silahlı çatışma durumlarında korunan insanlara (düşman siviller ve savaş esirleri) işkence yapmayacağını beyan eder, ve Birleşmiş Milletler'in İşkenceye Karşı Konvansiyonu'nu imzalayanlar hiç kimseye cezalandırmak, itiraf ya da bilgi almak, onlara ya da üçüncü şahıslara baskı yapmak amacıyla kasten acı ve ıstırap çektirmeyeceğine söz verir. Ancak Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar her üç ülkeden ikisinin istikrarlı bir şekilde bu konvansiyon ve anlaşmaların ruhuna uygun davranmadığını bildirmekteler.
10 Aralık 1948'de Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni kabul etti. Bu bildirgenin beşinci maddesi şöyle der: "Hiç kimse işkenceye maruz bırakılmamalı, kimseye zalimce, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele edilmemelidir".
İşkence ile ilgili Cümleler
- Tom'a işkence edildi ve öldürüldü.
- Onlara nerede işkence ettin?
- Onlar, tutukluya önce işkence ettiler ve sonra onu öldürdüler.
- Bana işkence edildiği için yapmadığım bir şeyi kabullendim.
- Bush işkence kullanımını hoş karşılamaz.
- Bu kitap işkenceden bahsediyor.
- Gün ağarana kadar mahkumlara işkence ediyorlar.
İşkence anlamı, kısaca tanımı:
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Aracı : Ara bulucu. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.
İşkence etmek : Maddi veya manevi eziyet çektirmek.
İşkenceye sokmak : Maddi veya manevi sıkıntı vermek, zora sokmak.
İşkenceci : İşkence yapan kimse.
İşkencecilik : İşkenceci olma durumu.
Maddi : Mal, para, varlıkla ilgili olan. Madde ile ilgili, maddesel, özdeksel, manevi karşıtı. Maddesel. Maddeden oluşan.
Manevi : Görülmeyen, duyularla sezilebilen, ruhani, tinsel, maddi karşıtı.
Eziyet : Sıkıntı veya güçlük. Zulüm.
Düşüncel : Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.
Öğrenmek : Bellemek. Yetenek, beceri kazanmak. Haber almak. Bilgi edinmek.
Gerginlik : Gergin olma durumu.
Sıkıntılı : Sıkıntı veren, çileli, kasvetli, meşakkatli, mukassi. Sıkıntısı olan.
İster : Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum. Cümledeki görevleri aynı olan kelimelerin ayrı ayrı her birinin başına getirilerek herhangi birinin onanmasında sakınca olmadığını anlatan bir söz.
Aşırı : Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde. Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça.
Azap : Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı. Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç.
Vidalı : Vida ile tutturulmuş. Vidası olan.
Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Sadece. Bir kez. Bu sayı kadar olan. Beraber. Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Aynı, benzer. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer.
Tür : Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Dolaşma. Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş.
Sıkıştırma : Sıkıştırmak işi.
Diğer dillerde İşkence anlamı nedir?
İngilizce'de İşkence ne demek? : n. torture, torment, cruelty, corporal punishment, gaff, grueling, gruelling, persecution
Fransızca'da İşkence : torture [la], tourment [le], gêne [la], supplice [le]
Almanca'da İşkence : n. Folter, Folterung, Peinigung, Tortur, Marter, Zwinge
Rusça'da İşkence : n. пытка (F), м`ука (F), мучение (N), терзание (N), истязание (N)

Bu kısımda İşkence nedir? İşkence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İşkence tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İşkence hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.