Rouser türkçesi Rouser nedir
- Üçkağıt.
- Sansasyon.
- Heyecanlı olay.
- Dalavere.
- Kuyruklu yalan.
- Uyandıran.
Rouser ile ilgili cümleler
English: He couldn't get his trousers off.
Turkish: O, pantolonunu çıkaramadı.
English: He has his trousers pressed every day.
Turkish: Pantolonu her gün ütülenir.
English: Did he have his trousers pressed?
Turkish: O pantolonunu ütületti mi?
English: I bought two pairs of trousers.
Turkish: İki pantolon satın aldım.
English: He put on clean trousers.
Turkish: O, temiz pantolon giydi.
Rouser ingilizcede ne demek, Rouser nerede nasıl kullanılır?
Rabble rouser : Sorun çıkaran. Sorun yaratan tip. Mesele çıkaran kimse. Ortalığı karıştıran.
Rousers : Kuyruklu yalan. Heyecanlı olay. Dalavere. Sansasyon. Üçkağıt. Uyandıran.
A pair of trousers : Pantolon.
Arouser : Coşturan. Uyandıran. Tahrik eden. Azdıran.
Arousers : Coşturan. Tahrik eden. Azdıran. Uyandıran.
Carouser : Çok fazla içen. Ağır içici. Çılgın bir şarhoş gibi hareket eden kimse. Alem yapmayı seven. Çok fazla içen kimse. Gürültülü içki içen. Alemci.
Pair of trousers : Pantolon.
Drain pipe trousers : Daracık pantalon.
Carousers : Gürültülü içki içen. Çok fazla içen kimse. Ağır içici. Çok fazla içen. Alemci. Alem yapmayı seven. Çılgın bir şarhoş gibi hareket eden kimse.
Grousers : Dırdırcı. Patinaj tırnağı. Palet tırnağı. Sızlanan kimse. Homurdanan.
İngilizce Rouser Türkçe anlamı, Rouser eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rouser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chicaned : Hile. Şikan. Hile ile elinden almak. Kozsuz el briç. Şike yapmak. Şike. Safsata. Hile yapmak. Dalavera.
Defraudment : Dolandırma. Kazık atma. Sahtekarlık.
Whackers : Koskocaman şey. İdiyot. Çok büyük. Kocaman kimse.
Chicaning : Safsata. Şikan. Hile ile elinden almak. Dalavera. Şike. Şike yapmak. Kozsuz el briç. Hile. Hile yapmak.
Humbug : Üçkağıtçılık yapmak. Dümen. Aldatmak. Riyakarlık. Şarlatanlık. Kazık atmak. Sahtekarlık. Hile. Martaval.
Politician : Siyasi. Siyaset adamı. Devlet adamı. Çıkarcı politikacı. Siyasetçi. Politikacı.
Humbugs : Üçkağıtçılık yapmak. Şarlatanlık. Martaval. Palavra. Dümen. Aldatmak. Kazık atmak. Sahtekarlık. Hile.
Rouser synonyms : political leader, pol, wakers, walloping lie, rousers, gammons, fish story, arouser, deception, furor, fiddles, corkers, awakenings, elicitor, chicanes, gammon, evokers, dirty deal, deceit, evoker, sensation, dirty trick, tender, sensations, whacker, provoking, hocus pocus, cheating, whopper, hokey pokey, elicitors, politico, gadget.
Rouser ingilizce tanımı, definition of Rouser
Rouser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, rouses.

Bu kısımda Rouser kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rouser ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rouser anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rouser ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.