Üçkağıt nedir, Üçkağıt ne demek

Üçkağıt; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimmecaz olarak kullanılır.

  • Oynatıcının el çabukluğuyla yer değiştirip kapalı olarak bıraktığı, ikisi aynı, biri değişik üç iskambil kâğıdından değişik olanını bulmaya dayanan hileli oyun
  • Hile, düzen, dolap.

Üçkağıt ile ilgili Cümleler

  • Bu bir üçkağıttı.
  • O üçkağıtçı biri olmalı.
  • Almanlar çok üçkâğıtçı.

Üçkağıt tanımı, anlamı

Üçkağıtçı : Üçkâğıt oyunu oynatan kimse. Yalancı, dolandırıcı, hileci, düzenci kimse

Üçkağıtçılık : Üçkâğıtçının işi. Yalancılık, düzencilik, dolandırıcılık.

İskambil kağıdı : İskambil.

El çabukluğu : Bir işi çabuklukla yapabilme ustalığı. Hilesini kimseye sezdirmeden yapabilme. Hokkabazın başvurduğu yöntem.

Değiştiri : Bir öbek nesnenin ya da bir dizi niceliğin oluşturdukları düzenlenimdeki öğelerinin birbirlerinin yerlerini alarak yeni düzenlenimler oluşturması, örneğin 1, 2, 3, sayılarının altı değiştirisi vardır.

İskambil : Bir yüzünde sayılar veya resimler bulunan, çeşitli oyunlar oynamaya yarayan kart, oyun kâğıdı. Bu kart destesiyle oynanan oyun. Bu kartların 52 tanesinden oluşan deste.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

 

Dayana : Yenge.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Hileli : Hilesi olan, içine hile karışmış, hile ile yapılmış.

Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.

Dolap : Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya. Düzen. Su dolabı. Dönme dolap. İstanbul bedesteninde dükkân. Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Çabuk : Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

Bulma : Bulmak işi.

Düze : Doz.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

İska : Tohumluk küçük soğan, arpacık soğanı.

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Diğer dillerde Üçğenölçü anlamı nedir?

İngilizce'de Üçğenölçü ne demek ? : trigonometry