Fiddles türkçesi Fiddles nedir

  • Dolandırmak.
  • Dalavere.
  • Vaktini boşa harcamak.
  • Keman çalmak.
  • Aylaklık etmek.
  • Katakulli.
  • Üçkağıt.
  • Keman.
  • Oyalanmak.
  • Parmak tıkırdatmak.
  • Üzerinde oynama yapmak.
  • Ayrıntılarla ilgilenmek.
  • Dalavere yapmak.

Fiddles ingilizcede ne demek, Fiddles nerede nasıl kullanılır?

Fiddlestick : Saçmalık. Keman yayı. Zırva. Arşe.

Fiddlesticks : Zırva. Keman yayı. Saçmalık. Arşe. Saçma.

Fiddle about : Aylaklık etmek. Vakit öldürmek. Vaktini boşa harcamak.

Fiddle around : Vaktini boşa harcamak. Vakit öldürmek. Oyalanmak. Vakit geçirmek. Aylaklık etmek.

Fiddle away : Zamanı boş geçirmek. Boşa harcamak. Vakti boşa geçirmek. Zaman harcamak. Vakit öldürmek. İsraf etmek.

Play second fiddle : İkinci derecede olmak. Önemsiz işlerle uğraşmak. İkinci derecede rol oynamak. İkinci planda olmak. Geri planda kalmak. Önemsiz bir mevkide olmak. Daha aşağı düzeyde olmak. Birinin altında olmak.

Fiddle faddle : Zırva. Saçmalık. Saçma sapan söz. Saçma söz. Ivır zıvır.

Fiddle with : Huzursuzlanmak. Rahatsız bir şekilde kıpırdamak. Ayarlarıyla oynamak. Kurcalamak. Oynamak. Ayarıyla oynamak.

Fiddle de dee : Boş laf. Zırva. Boş laf!. Saçma!. Saçma.

Fiddle shaped : Acayip şekilli.

İngilizce Fiddles Türkçe anlamı, Fiddles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fiddles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cheated : Keklemek. Aldatmak. Kandırmak. Kandırılmış. Kazık atmak. Aldatılmış. Kazıklanmış. Hileyle elinden almak. İhanet etmek. Kazıklamak.

Haves : Hile. Malik olanlar. Kumpas. Varlıklı kimse.

Bilking : Hile. Dubara. Ödememek. Aldatmak. Borç takmak. Kandırmak. Dolandırıcı.

Dallying : Oynaşmak. Zaman öldürmek. Oyalanma. Haylazlık etme.

Footle : Ahmaklık. Boşa harcamak. Saçmalık. Aptalca konuşmak. Aptallık.

Bum around : Aylak aylak dolaşmak. Aylakça zaman harcamak. Boş boş gezinmek. Başıboş takılmak. Başıboş dolaşmak. Serserilik etmek.

Dally : Vakit öldürmek. Sallanmak. Haylazlık etmek. İşi ağırdan almak. Zaman öldürmek. Eğlenmek. Oynaşmak.

Midstream : Nehrin ortası. Nehrin orta yeri.

Country : Yöre. Ülke. Bölge. Memleket. Arazi. Halk. Köy. Taşraya özgü. İl. Yurt.

Fiddles synonyms : centre stage, violine, deceits, violin, chicanes, be amused, dirty deal, bum, hokey pokey, chiseling, gammon, dallied, bilk, deceptions, storm center, area, dawdle, manoeuvre, fiddled, cabal, garble, delay, center, central city, bunkoed, gadget, storm centre, buncoed, midfield, chicaned, frame, doctoring, defraudment.

Fiddles zıt anlamlı kelimeler, Fiddles kelime anlamı

Terminal : Son durak. Dönem. Bağlantı ucu. Nihayet. Taşıma dizgesinin çalışmasıyla, taşıtların durup yolcu ve yük indirip yüklemeleriyle ilgili her türlü kolaylıkların ve yapıların bulunduğu yer. Sonek. Tren garı. Uç. Sona ait, uçta bulunan, son, bitim. Bir çevrimde üreteç ucaylarını çevrime bağlayan ekleme parçaları.

Lower class : Alt sınıflar. Alt klas. Aşağı sınıf. İşçi sınıfı. Alt tabaka. Aşağı tabaka.

Upper class : Üst sınıf. Yüksek tabaka. Üst tabaka. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Zenginler sınıfı. Yüksek sınıf. Kaymak tabaka.