Cheated türkçesi Cheated nedir

Cheated ile ilgili cümleler

English: Ali cheated on the exam.
Turkish: Ali sınavda kopya çekti.

English: Ali cheated on the history exam.
Turkish: Ali Tarih sınavında kopya çekti.

English: Ali cheated on his history test.
Turkish: Ali tarih sınavında kopye çekti.

English: Ali cheated on the geology exam.
Turkish: Ali jeoloji sınavında kopya çekti.

English: Ali cheated on his girlfriend for months.
Turkish: Ali kız arkadaşını aylarca aldattı.

Cheated ingilizcede ne demek, Cheated nerede nasıl kullanılır?

Cheated on him : Onu dolandıran. Onu kandıran. Onu oyuna getiren.

Be cheated : Kazık yemek. Yaş tahtaya basmak. İhanete uğramak. Aldatılmak. Kazıklanmak. Kanmak.

Felt cheated : Kullanılmış hisseden. İstismar edilmiş gibi hisseden. Aldatılmış hisseden. Dolandırılmış hissedend. Kandırılmış hisseden.

Escheated : Mahlul olmuş. Müsadere edilmiş. Devlete intikal olmuş. Mahlul. Devlete kalmış. Müsadere etmiş. Devlete intikal etmiş. Zoralımına çarptırılmış.

Cheater : Hileci. Dolandırıcı. Kopya çeken. Aldatan kimse. Kopyacı. Hilebaz. Aldatan (eş). Sınavlarda kopya yapan ya da kopya yapmayı alışkanlık durumuna getiren öğrenci. Hilekar.

 

Cheat shot : Hileli çekim. Herhangi bir film hilesi taşıyan çekim. bir varlık ya da devinimin gerçektekinden başka türlü görünmesi için o varlık ya da devinimin yalnız bir bölümünü alıp geri kalanını görüş alanında bırakan çekim. (örnek: yüksek bir yerden düşen kimseyi gösteren çekimde, bu kimsenin düşmeye başlamasını gösterip, alttaki ağı görüntü dışında bırakan çekim). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cheat one of : Kandırmak. Birini dolandırmak.

Cheaters : Hilekar. Hilebaz. Aldatan kimse. Koyu renk camlı güneş gözlüğü. Dolandırıcı.

Circuit cheater : Suni devre.

Cheat on someone : Aldatmak (eşini vb).

İngilizce Cheated Türkçe anlamı, Cheated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cheated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Befooling : Aldanış. Aptal yerine koymak. İşletmek. Aldatma.

Shell : Kik. Kabuğunu çıkartmak. Koçanından ayırmak (kurumuş mısır tanelerini). Top ateşiyle dövmek. Atom çekirdeğini kuşatan elektron içerikli katlardan her biri. Kabuğunu çıkarmak. Bombalamak. Kabuğunu soymak. Öğecik, özdecik ya da çekin içinde, kimi nicem sayıları eş, erkeleri birbirine yakın eksicik, çekincik topluluğu. Ayıklamak.

Bunkoed : Kandırıp kazıklamak. Hakkını yemek.

Track : Kaydırmalı çekim. İzini takip etmek. Müzik. Palet takmak (araç). Pist. Kuşak. Yol. İz. Dingil genişlği. Parça.

Institute : Açmak. Tesis etmek. Kurmak. Bir üniversiteye bağlı ya da bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve kimi durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu. Okul. Atamak. Kurum. Enstitü. Başlatmak. Tayin etmek.

 

Tack : Rüzgara karşı volta vurma. Çatmak. Tutturmak. Oyulgalamak. Katmak. Geminin rüzgara göre yaptığı yön değişikliği. Çivi ya da raptiye ile tutturmak. İri başlı küçük çivi. Pünez. Besin.

Reinvent : Yeniden şekil vermek. Yeniden oluşturmak. Yeniden keşfetmek. Yeniden icat etmek.

Regenerate : Yeniden hayat vermek. Yenilemek. Canlandırmak. Yeniden can vermek. Düzelmek. Islah etmek. Hayat vermek. Yeniden oluşturmak. Yeniden canlandırmak. Yeniden oluşmak.

Beguiled : Aldanmış. Mest edilmiş.

Cheated synonyms : create verbally, puncture, film make, create by mental act, fob somebody off, distill, brought, originate, chiselling, befool, buncos, enkindle, cheat, cajoled, extract, clips, incited, cabal, ratting, grind, betrays, manufacture, suds, create from raw material, substantiate, deceive, lured, lay down, carve out, brings, bunkoing, chiseling, bilks.

Cheated zıt anlamlı kelimeler, Cheated kelime anlamı

Disassemble : Kaldırmak. Parçaları birbirinden ayırmak. Ayırmak. Parçalarına ayırmak. Sökmek. Parçalara ayırmak. Demonte etmek. Paraçalara ayırmak.

Standing : Konum. Durum. Sabit. Daimi. Duruş. Mevki. Pozisyon. Durgun. Yürürlük. Ayakta.