Dayana nedir, Dayana ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yenge.

Dayana ile ilgili Cümleler

  • Dayanamadım.
  • “Atatürk'ün yaptıkları ve bu yapılanlara dayanaklık eden prensipleri daha nice kuşaklar Türkiye'nin ilerisinde kalacak.”
  • Kimse dayanamaz.
  • Şiddete dayanamam.
  • Bu iddialar için hiçbir bilimsel dayanak yok.
  • Ne istediğini bilen bir kadına dayanamam.
  • Ali gerçeğe dayanamadı.
  • Belki de bizim ve çocuklarımızın yaşayacağı şeylere dayanamaz, Meri?
  • Bu iddialar bir bilimsel dayanaktan yoksun.
  • Canım benim yaşayacaklarımıza dayanamazsın, o yüzden seni kendimden uzaklaştırmak durumunda kaldım.
  • Dayanabilirim sanmıştım ama yapamayacağım.
  • Ben kan görmeye dayanamıyorum.
  • Ben ısıya dayanamadım.
  • Dayanamadığım şey, kara tahtada gıcırdayan tebeşirin sesidir.

Dayana ile ilgili Atasözü veya Deyim

acısına dayanamamak : bir kimse bir yakınının ölümünden büyük üzüntü duymak.

dayanaklık etmek : dayanak, destek olmak.

Dayana kısaca anlamı, tanımı

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya

Algı dayanağı : Bir eylem, inanç ya da düşüncenin altında yatan, bunlara yön ve anlam vererek denetçi ve sınırlayıcı görevi yapan değerler ve anlamlar dizgesi.

Çıta dayanağı : Yüksek ya da sırıkla atlamada üzerine çıtanın konduğu ayak.

Dayanabilme : Dayanabilmek işi.

Dayanabilmek : Dayanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

 

Dayanacak : İçi ot dolu yastık, sedirlerdeki arka ve yan yastıkları.

Dayanak açınığı : Söylemeyi kolaylaştırmak için bir kelimedeki bazı abanık öbeklerinin arasına katılan açınık. lutuf küfür, vasıl, nesil kelimelerindeki ikinci açınıklar birer dayanak açınığıdır.

Dayanak uzayı : [Bakınız: büyükçe özlekler uzayı].

Dayanak yıldızı : Bir ya da birkaç yıldızın parlaklığını ya da bir başka özelliğini saptamak üzere karşılaştırma amacıyla seçilen belirli bir yıldız.

Dayanaklık : Dayanak, destek olma durumu.

Dayanaksızlık : Dayanaksız olma durumu.

Dayanaman : Dayanamazsın.

Devirgi dingili dayanağı : Devirgi dingilini taşıyan destekler.

Fibrin dayanaklaştırıcı faktör : Faktör XIII.

Kol dayanağı : Motorlu araç kapılarının iç bölümünde bulunan, kol dayamaya yarayan çıkıntı.

Kütüğe yazıma dayanan belirti : Bir markanın kütüğe yazımının yapılıp yapılmadığının bilinmemesi durumunda, kimi belirtilerle yazılı olduğunun sanılması (marka numarası konulması gibi).

Makaralı dayanak : Isı etkisiyle uzayan borunun rahat hareketini sağlayacak biçimde yapılmış destek.

Özel anlaşmalara dayanan dışalım : NATO altyapı ve kıyıötesi harcamaları kapsamında yapılan ve “İthalat” Yönetmeliği’nce düzenlenen dışalım türü.

Raf dayanağı : Rafı yerinde tutan destek.

Dayanak : Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Destek, dayanak noktası. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.

Dayanak noktası : Yapılarda bir bölümün ağırlığını taşımaya yarayan öge. Dayanak.

Dayanaklı : Dayanağı olan.

Dayanaksız : Dayanağı olmayan.

Diğer dillerde Dawes planı anlamı nedir?

İngilizce'de Dawes planı ne demek ? : dawes plan