Bu sayfada Viran ne demek nedir viran hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi viran resimleri yazıları türkçesi ne demek viran ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller viran hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Viran nedir Viran; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni farsça dilinden gelmektedir. "Viran" ile ilgili cümle Viran olmak : Viran duruma gelmek, haraplaşmak. Virane : Yıkılmış veya yanmış olan yapılardan geri...
Viranguşu nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Baykuş. Vira : Arasız. Maçuna ve başka makinelerin çevrilmesi için verilen komut Viran : Yıkık, harap. Baykuş : Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı. İngil...
Viranlaşmak nedir Viran : Yıkık, harap. Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin iç...
Viranşehir nedir Viranşehir; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı: Bingöl şehri, Karlıova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Viranşehir, Şanlıurfa ilinin b...
Virane nedir Virane; kökeni farsça dilinden gelmektedir. "Virane" ile ilgili cümle Viraneye çevirmek : Yıkıntı durumuna getirmek. Viran : Yıkık, harap. Viranelik : Ev yıkıntıları bulunan yer. Harap : Bitkin, yorgun, perişan. Bayındırlı...
Viranelik nedir "Viranelik" ile ilgili cümle Virane : Yıkılmış veya yanmış olan yapılardan geriye kalan, yıkıntı. Yıkılmış veya çok harap olmuş yapı. Viran : Yıkık, harap. Yıkıntı : Virane. Yıkılan bir şeyin parçaları, kalıntıları, enkaz....
Viranlaşma nedir Viran : Yıkık, harap. Viranlaşmak : Viran duruma gelmek. Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, ko...
Viranlık nedir Viran : Yıkık, harap. Yer : Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Durum, konum, vaziyet. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. İz...