Bu sayfada Waiting ne demek nedir waiting hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi waiting resimleri yazıları türkçesi ne demek waiting ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller waiting hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Waiting nedir English: "What will we do if we miss the last train?" "How about waiting until morning at an internet café or somewhere else?" Turkish: "Son treni kaçırırsak ne yapacağız?" " Sabaha kadar bir internet kafede ya da baş...
Waiting for the messiah nedir : Bekliyor. Eşlik. Hizmet. Refakat. Bekleyen. İhtiyatlı. Bekleniyor. Temkinli. Bekleyiş. Bekleme. For : Şerefine. Adına. Çünkü. Bir takımyıldızın adı. Namına. -e elverişli. Yönünden. Süresince. Dolayı. -e rağmen. [#The : B...
Waiting in vain nedir : Bekleyen. Bekleniyor. Temkinli. Hizmet. İhtiyatlı. Bekleme. Bekleyiş. Refakat. Bekliyor. Eşlik. In : İçeri. İçeri doğru yönelen. İçeriye. Mevsimi gelmiş. Tutulan. Da. Halinde. Gelmiş olan. Dahili. İçinde. [#Vain : Boş. K...
Waiting maid nedir : Eşlik. Bekleniyor. Bekleyiş. Refakat. İhtiyatlı. Bekliyor. Bekleme. Hizmet. Bekleyen. Temkinli. Maid : Evlenmemiş kız. [#Kız. Hizmetçi kadın. Bakire. Hizmetçi kız. Temizlikçi kadın]. Evlenmemiş genç kız. Hizmetçi. Bayan ...
Waiting room nedir English: The waiting room was so noisy that I couldn't hear my name called. Turkish: Bekleme odası o kadar gürültülüydü ki adımın çağrıldığını duyamadım. English: Ali is in the hospital waiting room. Turkish: Ali...
Waitings nedir anxiously : Endişeyle bekleme. Sabırsızlıkla bekleme. Heyecanla bekleme. Kaygıyla bekleme. Ümitle bekleme. Waiting for : Beklemek. for the messiah : Ne zaman gerçekleşeceğini bilmeden belirsiz bir şeyi bekleme. Mesih'i bek...
Waiting anxiously nedir English: Everyone is waiting anxiously. Turkish: Herkes endişeyle bekliyor. : Bekliyor. Bekleniyor. Bekleyiş. Hizmet. İhtiyatlı. Refakat. Eşlik. Bekleyen. Bekleme. Temkinli. Anxiously : Endişe ile. Endişeyle. Kaygılı ...
Waiting for nedir English: A lot of people were waiting for him. Turkish: Bir sürü insan onu bekliyordu. English: "Tom, go clean your room." "My friends are waiting for me. Can't I do it later?" Turkish: "Tom, odanı temizlemeye gi...
Waiting girl nedir : Bekleyen. İhtiyatlı. Refakat. Bekliyor. Bekleniyor. Bekleme. Temkinli. Hizmet. Bekleyiş. Eşlik. Girl : Kokain. [#Kız. Kadın. Hizmetçi kız. Sevgili. Kız çocuğu. Kız arkadaş. Kadın işçi. anxiously : Heyecanla bekleme. Ümit...
Waiting list nedir English: Your name is on the waiting list. Turkish: Adınız bekleme listesinde. English: That tour already has a waiting list. Turkish: O turun zaten bir yedek listesi var. English: I'd heard you were on the waiti...
Waiting period nedir : Temkinli. Bekleniyor. Bekliyor. Hizmet. Bekleyiş. Refakat. İhtiyatlı. Bekleyen. Eşlik. Bekleme. Period : Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi. Jeolojik zamanlarda bir çağın alt b...
Waiting time nedir : Bekleyen. Bekleniyor. Bekleme. İhtiyatlı. Hizmet. Temkinli. Refakat. Eşlik. Bekleyiş. Bekliyor. Time : Müddet. Ayarlamak. Kere. Tempo tutmak. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir çağkuşağındaki ka...