Waiting for türkçesi Waiting for nedir

Waiting for ile ilgili cümleler

English: A lot of people were waiting for him.
Turkish: Bir sürü insan onu bekliyordu.

English: "Tom, go clean your room." "My friends are waiting for me. Can't I do it later?"
Turkish: "Tom, odanı temizlemeye git." "Arkadaşlarım beni bekliyor. Onu daha sonra yapamaz mıyım?"

English: A lot of people are waiting for Tom.
Turkish: Bir sürü insan Tom'u bekliyor.

English: A lady is waiting for me.
Turkish: Bir bayan beni bekliyor.

English: A young person is waiting for you outside.
Turkish: Genç bir adam seni dışarıda bekliyor.

Waiting for ingilizcede ne demek, Waiting for nerede nasıl kullanılır?

Waiting : Bekliyor. Bekleme. Eşlik. Bekleyiş. Temkinli. Hizmet. Refakat. Bekleniyor. Bekleyen. İhtiyatlı.

For : -e karşı. -e uygun. Zarfında. Bir takımyıldızın adı. Dair. Süresince. İçin. -den dolayı. Adına.

Waiting for the messiah : Mesih'i bekleme. İsa peygamberi bekleme. Ne zaman gerçekleşeceğini bilmeden belirsiz bir şeyi bekleme.

Timed out waiting for response : Yanıt beklerken süre doldu.

Waiting anxiously : Sabırsızlıkla bekleme. Kaygıyla bekleme. Heyecanla bekleme. Ümitle bekleme. Endişeyle bekleme.

Waiting girl : Hizmetçi kız. Hizmetçi.

İngilizce Waiting for Türkçe anlamı, Waiting for eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Waiting for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bargain on : Bel bağlamak. Ummak. Güvenmek.

Abidden : Katlanmak. İkamet etmek. Sadık kalmak. Çekmek. Durmak. Dayanmak. Uymak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Baki kalmak.

Abideth : Sadık kalmak. Tahammül etmek. Müsamaha göstermek. Oturmak. Kalmak. Katlanmak. Devam etmek. Boyun eğmek. Yaşamak.

Abided : Sadık kalmak (vaade veya karara). Katlanmak. Çekmek. İkamet etmek. Baki kalmak. Tahammül etmek. Durmak. Uymak. Sadık kalmak.

Abide : Sabit durmak. Baki kalmak. Çıdamak. Bir yerde kalmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Sakin olmak. Sadik kalmak. Katlanmak. Kurala uymak. Tab getirmek.

Await : Hazır olmak. İntizar etmek. Gözlemek.

Bank on : Güvenmek. Ümit etmek. Bel bağlamak. Ummak. -e bel bağlamak.

Awaits : İntizar etmek. Gözlemek. Hazır olmak.

Bide : Sabırla beklemek. Oturmak. Kollamak. Dayanmak. Yıkılmamak.

Waiting for synonyms : be waiting, anticipate, attend, abides, bargain for, anticipates, awaited.