Bu sayfada Widen ne demek nedir widen hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi widen resimleri yazıları türkçesi ne demek widen ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller widen hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Widen nedir English: His eyes widened. Turkish: Gözleri büyüdü. English: Tom's eyes widened in surprise. Turkish: Tom'un gözleri şaşkınlıkla açıldı. English: Tom's eyes widened. Turkish: Tom'un gözleri büyüdü. English: ...
Widened nedir English: His eyes widened. Turkish: Gözleri büyüdü. English: Tom's eyes widened in surprise. Turkish: Tom'un gözleri şaşkınlıkla açıldı. English: Tom's eyes widened. Turkish: Tom'un gözleri büyüdü. : Genişle...
Wideners nedir : Genişleten. Geniş hale getiren. Genişleten kimse veya şey. Genişletici. Widened : Genişletilmiş. Geniş hale getirilmiş. [#Wideness : Bolluk. Genişlik. Widen shot : Genişlet. Yönetmenin, alıcı yönetmenine alıcının yerini ...
Widening nedir self rule : Otonomiyi genişletmek. Özerkliği genişletmek. Capital widening : Bir ekonomide işgücü artışı kadar sermaye stoku da arttığı için işgücünün verimliliğinde bir artış olmaksızın yalnızca toplam çıktının artması. S...
Widens nedir shot : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yönetmenin, alıcı yönetmenine alıcının yerini değiştirmeksizin daha geniş açılı mercek kullanması için verdiği komut. Genişlet. Widen the horizon : Ufku genişletmek. Yeni i...
Widen shot nedir : Bollaşmak. Genişlemek. Açılmak. Genişletmek. Bollaştırmak. Tevsi etmek. Genişletilmek. Açmak. Shot : Vuruş. Resim. Gülle. Aşı. İğne yoluyla verilen ilaç. Erim. Bitkin. Eskimiş. Kafası dumanlı. Atım. [#Widen the horizon :...
Widen the horizon nedir : Tevsi etmek. Genişletmek. Bollaştırmak. Genişlemek. Bollaşmak. Açılmak. Açmak. Genişletilmek. The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya...
Widener nedir : Genişleten kimse veya şey. Geniş hale getiren. Genişletici. Genişleten. Widened : Genişletilmiş. Geniş hale getirilmiş. [#Wideness : Genişlik. Bolluk. Widen shot : Yönetmenin, alıcı yönetmenine alıcının yerini değiştirme...
Wideness nedir : Genişletilmiş. Geniş hale getirilmiş. Widener : Genişleten kimse veya şey. Geniş hale getiren. Genişletici. Genişleten. [#Wideners : Geniş hale getiren. Genişleten. Genişletici. Genişleten kimse veya şey. Widen shot : Yö...
Widening self rule nedir : Genişletme. Tevsi. Genişleme. Genişleyen. Self : Düz renkli (çiçek). Özellik. Öz. Zat. Ben kavramı. Kendisi. Kişi. Aynı. Şahıs. Bencillik. [#Rule : Sözü geçmek. Yönetmelik. Hükümet etmek. Bir bilimsel dizgede bilgi üretm...