Widens türkçesi Widens nedir

Widens ingilizcede ne demek, Widens nerede nasıl kullanılır?

Widen shot : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yönetmenin, alıcı yönetmenine alıcının yerini değiştirmeksizin daha geniş açılı mercek kullanması için verdiği komut. Genişlet.

Widen the horizon : Ufku genişletmek. Yeni imkanlar açmak. Yeni seçenekler yaratmak. Yeni olanaklar oluşturmak.

Widen : Genişlemek. Açılmak. Genişletmek. Genişletilmek. Tevsi etmek. Bollaşmak. Açmak. Bollaştırmak.

Widened : Geniş hale getirilmiş. Genişletilmiş.

Widener : Geniş hale getiren. Genişleten kimse veya şey. Genişletici. Genişleten.

Widening : Tevsi. Genişletme. Genişleme. Genişleyen.

Wide angle : Geniş açı. Büyük açı. Geniş açılı.

Wideners : Genişleten kimse veya şey. Geniş hale getiren. Genişletici. Genişleten.

Widening self rule : Otonomiyi genişletmek. Özerkliği genişletmek.

Wide angle beam : Gölgeleri yokeden, geniş bir oyluma yayılan ışın. Geniş (açılı) ışın. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açısı 45-90° olan ışın demeti.

İngilizce Widens Türkçe anlamı, Widens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Widens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Flare out : Piste konuşta burun kaldırma. Alevlenmek. Sinirlenmek. Küplere binmek.

Cave : Karst bölgelerinde yeraltı sularının eritme etkisiyle oluşmuş, türlü büyüklüklerde yeraltı boşlukları. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. İn. Kovuk. Siyasi partiden kopan grup. Çökmek. Mağara. Yıkılmak. Kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, in ve mağaraların başlangıç evresi olan yeraltı oyuğu. Kazmak.

Broaches : Delmek. Del. Şiş. Şişlemek. Çekmek. Delik açmak. Açmak (bir konuyu). Konuya girmek. İleri sürmek.

Ease up : Bir kimseye yer sağlamak için kaymak. Hafiflemek. Baskıyı azaltmak. Yoğunluğu azaltmak. Daha az yoğun olmak. Yumuşatmak. Gevşetmek. Gevşemek. Yoğunluğu indirmek.

Amplifies : Yükseltmek (ses). Kuvvetlendirmek. Yükseltmek. Kuvvetlendirmek (sesini). Geniş olarak açıklamak. (sesi) artırmak. Büyütmek. Artırmak. Gücünü artırmak.

Bared : Çıkarmak. Yalın. Soymak.

Be opened : Açılmak (kapı).

Bring up the subject : Konuyu açmak.

Aggrandise : Uzatmak. Zenginliğini çoğaltmak. Gücünü veya konumunu yükseltmek. Yapmacık bir şekilde birinin itibarını pekiştirmek veya abartmak. Abartmak. Ayrıntı eklemek (ayrıca aggrandize). Çoğaltmak. Bir şeyin daha yüce görünmesini sağlamak. Daha büyük yapmak.

Widens synonyms : bring up in conversation, aired, broach, amplify, acuminate, bares, acumination, break, burst forth, distend, abound, become wide, enlarge, come untied, blossomed, blossom, come loose, come open, let out, dilate, broadens, widen, bare, bulk, abounds, bourgeons, be open, broaden out, increase, break open, come undone, dilating, dilated.

 

Widens zıt anlamlı kelimeler, Widens kelime anlamı

Narrow : Cüzi. Az. Dar. Daraltmak. Çekmek. Daralmak. Sıkı. Anca yeten. Kısmak. Ensizleşmek.

Decrease : Eksilmek. Eksilme. İnişe geçmek. Düşmek. Azalmak. Düşüş göstermek. İnmek. Düşüş. Küçülmek. Azalma.

Thin : İnce. Seyrek. Zayıflamak. İnceltmek (sıvıyı). Seyreltmek (bitkileri). Cıvık. Hafif. Seyrekleşmek. Seyrelmek (saç).

Widens antonyms : noncomprehensive.