Reluctant türkçesi Reluctant nedir

Reluctant ile ilgili cümleler

English: Ali seemed reluctant to answer my questions.
Turkish: Ali soruma cevap vermek için isteksiz görünüyordu.

English: Ali seems reluctant to help me.
Turkish: Ali bana yardım etmek için isteksiz görünüyor.

English: Ali seemed reluctant to leave.
Turkish: Ali gitmek için isteksiz görünüyordu.

English: Ali was reluctant to go by himself.
Turkish: Ali tek başına gitmeye isteksizdi.

English: Ali seems reluctant to go.
Turkish: Ali gitmek için isteksiz görünüyor.

Reluctant ingilizcede ne demek, Reluctant nerede nasıl kullanılır?

Be reluctant to : İsteksiz olmak.

Reluctantly : Ağırdan alarak. İsteksiz olarak. İstemeyerek. Tereddüt içinde. Zoraki. İstemeden. İsteksizce. Kerhen. Gönülsüzce. Şaka yapıyorum.

Reluctance : Bir mıknatıssal çevrimde, mıknatıssal yük-süren kuvvetin mıknatıssal akıya oranı. Bir konuşu ya da görüşmede kendisine soru yöneltilen kişilerin ilgilerinin yeterince çekilmediği ya da güdülenmedikleri durumlarda içine düştükleri gönülsüzlük durumu. Direngi. Tereddüt. Mıknatıssal direnç. Ağırdan alma. Direnç. Ayak sürüme. Manyetik direnç.

With reluctance : İstemeyerek.

Reluctivity : Mıknatıssal geçirgenliğin tersi. Çekingenlik. Manyetik dirençlilik. Özgül manyetik direnç. Relüktivite.

 

İngilizce Reluctant Türkçe anlamı, Reluctant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reluctant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grudgingly : İstemeye istemeye. Gönülsüzce. İstemeyerek. Kerhen. İsteksizce.

Involuntarily : İstemsizce. İstemeye istemeye. Bilmeden. Gayri ihtiyari. İstemsiz olarak. Bilinçsizce. İsteksizce. İstemeyerek. Farkında olmadan.

Halfhearted : Gevşek. Gayretsiz.

Indispose : Hevesini kırmak. Soğutmak. Zayıflatmak. Rahatsız etmek. Keyfini kaçırmak. Bozmak. Elverişsizleştirmek. Hasta etmek.

Indisposed : Keyifsiz. Hasta. Rahatsız. Keyfi kaçmış. Rahatsız edilmiş. Soğumuş.

Stickiest : Tatsız. Rutubetli. Berbat. Yapışkan. Zor. Islak. Aşırı nemli. Yapışkanlı. Zorlu.

Unwilling : İnatçı. Hevessiz. Zoraki. Kafasının dikine giden. Boyun eğmeyen.

Disinclined : Meyilsiz. Soğumuş (bir şeyi yapmaktan).

Reluctant synonyms : loath, loth, coy, sticky, under protest, suspensive, averse, backward, coyest, chinless, halting, dilatory, wabbly, undecided, nonvoluntary, wavering, half hearted, grudging, lacking enthusiasm, hesitating, irresolute, waverings, faltering, jaded, hesitant, repugnant, gutless, unresolved, hesitaters, stickier, coyer, halfheartedly, hesitater.

Reluctant zıt anlamlı kelimeler, Reluctant kelime anlamı

Willing : Gönülden. Gönüllü. Hazır. İçten gelen. Gönülden gelen. Gönüllülük. Candan. Hevesli. İstekli. İhtiyari.

Inclined : Yatmış. İstekli. Yamuk. Meyilli. Yatkın. Eli yatkın. Yetenekli. Eğik. Eğimli. Eğilimli.

Reluctant ingilizce tanımı, definition of Reluctant

Reluctant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Disinclined. Unwilling. Striving against. Opposed in desire. Loth.