Unilateralist türkçesi Unilateralist nedir

  • Bağımsız dış politika doktrinini (tek taraflılık doktrinini) destekleyen kimse.

Unilateralist ingilizcede ne demek, Unilateralist nerede nasıl kullanılır?

Unilateralism : Ülkelerin kendi dış ilişkilerini diğer ülkelerin müdahaleleri olmaksızın bağımsız bir şekilde ele alıp yönetmeleri gerektiğini ifade eden doktrin. Tekbaşınacılık. Tek taraflılık. Bağımsız dış politika. Tek taraflı politika uğraşı veya desteği. Tek yanlılık.

Unilateral action : Bir taraf tarafından gerçekleştirilen eylem. Tek taraflı hareket. Tek yönlü hareket.

Unilateral contract : Tek taraflı anlaşma. Tek taraflı sözleşme. Tek taraflı akit. Sadece bir tarafın yükümlülüklerini içeren sözleşme. Yanlızca bir taraf üzerine yükümlülük koyan anlaşma.

Unilateral cryptorchid : Tek taraflı olarak testisin kasık kanalından skrotuma inmemesi. Tek taraflı kriptorşit.

Unilateral hermaphroditism : Tek taraflı hermafrodizm. Bir tarafta yumurtalığın diğer tarafta testisin bulunması biçiminde görülen çift cinsiyetlilik.

Unilateral kinship : Tekyanlı akrabalık. Toplumlarda, baba ve ana soylarından yalnız birine göre işleyen akrabalık düzeni, bk. babayanlı akrabalık, anayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık.

Unilateral transfers : Karşılıksız gelirler. Dikkate alınmayan ticari girişim. Tek taraflı iletim veya transfer. Hükümet, özel kesim ve sivil toplum örgütlerinin yabancı ülkelerdeki yerleşiklere yaptıkları parasal veya ayni bağış ve yardımlar, gönderdikleri hediyeler ve uluslararası kuruluş ödentilerinden oluşan ve ödemeler bilançosunun cari işlemler hesabında yer alan kalem. Tek yanlı transferler.

 

Unilateral : Tek taraflı. Tek yanlı. Tekyanlı. Tektaraflı. Bir tarafta oluşan, tek taraflı, sadece bir tarafı tutan. Unilateral. Tek yönlü. Bir taraflı.

Unilaterally : Tek taraflı bir şekilde. Tek taraflı olarak.

Unilateral surface : Biryanlı yüzey.

İngilizce Unilateralist Türkçe anlamı, Unilateralist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unilateralist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Proponent : Teklif eden kimse. Taraftar. Destekçi. Yanlısı. Taraftar olan kimse. Öneren. Öneren kimse. Dilekçe sahibi. Yandaş. Öneren kişi.

Advocator : Yandaş. Savunucu. Avukat. Taraftar. Aracı. Mahkemede başka birinin davasını sunan kişi.

Advocate : Desteklemek. Korumak. Yandaş. Avukat. Müdafaa etmek. Savunmak. Taraftar. Savunucu. Müdafi.

Exponent : Kuvvet. İfade eden şey. Bir niceliğin sağ üst köşesine, kaçıncı kuvvete yükseltileceğini göstermek için yazılan sayı. Bir kayan ayrımlı gösterimde, gerçek sayı elde edilmek üzere, değişmez ayrımlı parça ile çarpılmadan önce, belirtilmemiş kayan ayrım tabanının yükseltileceği gücü gösteren sayıt. örn. 0,0001234 sayısının kayan ayrımlı gösterimi şudur: 0,1234 -3. burada -3. üst'tür. Taraftar. Yorumcu. Yandaş. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Üs (matematik terimi). Sembol.