Proponent türkçesi Proponent nedir
- Yandaş.
- Taraftar olan kimse.
- Taraftar.
- Yanlısı.
- Savunucu.
- Öneren kimse.
- Öneren kişi.
- Dilekçe sahibi.
- Öneren.
- Destekçi.
- Teklif eden kimse.
Proponent ingilizcede ne demek, Proponent nerede nasıl kullanılır?
Proponents : Yandaşlar. Taraftar olan kimse. Yanlısı. Öneren kimse. Teklif eden kimse. Taraftarlar.
Propone : İleri sürmek. İddiayı esastan ileri sürmek.
Proponing : İleri sürmek. İddiayı esastan ileri sürmek.
Propodeum : Propodeum. Hymenopteralarda göğüsle kaynaşmış birinci karın segmenti. Karnın ilk halkası.
Propodosoma : Kene veya uyuz böceklerinde birinci ve ikinci çift bacakların çıktığı podosom kısmı. Propodozom.
Proportional action coefficient : Orantılı eylem katsayısı. Oransal eylem katsayısı.
Proportion : Orantılamak. Kadar. Uyum. Simetri. Vücudun çeşitli bölümleri arasındaki uyumluluk, proporsiyon. Kısım. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oranlamak. Ayarlamak. Orantı.
Proportional action : Oransal eylem. Orantılı eylem.
Propofol : Fenol türevi olan ve % 1lik sübye biçiminde ve yavaş olarak damar içi yolla kullanılan, oda ısısında sıvı özellikte bir genel anestezik ilaç. Propofol.
Proportional character spacing : Orantılı karakter boşluğu.
İngilizce Proponent Türkçe anlamı, Proponent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Proponent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Apologist : Apolojist. Müdafi. Savunan kimse. Savunma yapan kişi.
Defensive : Koruyucu. Savunan. Savunmaya yarayan. Koruyuculu. Savunmalı. Koruyan. Defansif. Savunma. Müdafaa eden.
Adherents : Destekleyen. Yapışkan. Yapışık. Bağlı. Yapışan. Bağlı olan.
Defender : Tarafını tutan. Savunan kimse. Ünvanını koruyan şampiyon. Savunma oyuncusu. Müdafaa eden. Müdafi. Savunan kişi. Koruyucu kimse. Savunan.
Suppliants : Yalvaran. Rica eden. Yalvaran kimse.
Mortal : Öldürücü. Geçici. İnsanlık. Ölümlü. Ölüm. Mortal. Fani. Çok büyük. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Aşırı.
Gnostic : İlmi. Ruhani bilgiye ait. Bilinircilik. Arif.
Secessionist : Ayrılma yanlısı (siyasal veya dinsel bir örgütten veya bir devletten veya federasyondan). Ayrılıkçı. Ayrılma yanlısı.
Nullifier : İptal eden. Etkisiz hale getiren şey ya da kişi. Bir şeyin etkisiz kalmasına neden olan şey. Geçersiz kılan şey. Hükümsüz kılan. Geçersiz kılan.
Outwork : Siper. Eve parça başı ücretle verilen iş. Evde yapılan parça başı iş. Metris.
Proponent synonyms : ruralist, teleologist, partitionist, irridentist, separationist, drumbeater, pro lifer, partisan, protagonist, advocated, adherers, maoist, advocator, zealot, friend, person, cohort, disciple, ideologist, driving force, jansenist, outworking, orator, voice, backers, separatist, discipless, supremacist, secularist, republican, humanist, isolationist, partizans.
Proponent zıt anlamlı kelimeler, Proponent kelime anlamı
Nonpartisan : Partiye bağlı olmayan. Parti tutmayan. Yansız. Bir partiye bağlı olmayan. Partizan olmayan. Tarafsız.
Proponent ingilizce tanımı, definition of Proponent
Proponent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who makes a proposal, or lays down a proposition. Making proposals. Proposing.

Bu kısımda Proponent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Proponent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Proponent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Proponent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.