Propone türkçesi Propone nedir

  • İddiayı esastan ileri sürmek.
  • İleri sürmek.

Propone ingilizcede ne demek, Propone nerede nasıl kullanılır?

Proponent : Savunucu. Öneren kimse. Taraftar. Teklif eden kimse. Öneren kişi. Yandaş. Yanlısı. Destekçi. Öneren. Dilekçe sahibi.

Proponents : Öneren kimse. Yandaşlar. Taraftar olan kimse. Yanlısı. Teklif eden kimse. Taraftarlar.

Proponing : İleri sürmek. İddiayı esastan ileri sürmek.

Propodeum : Propodeum. Karnın ilk halkası. Hymenoptera’larda göğüsle kaynaşmış birinci karın segmenti.

Propodosoma : Kene veya uyuz böceklerinde birinci ve ikinci çift bacakların çıktığı podosom kısmı. Propodozom.

Propoganda play : Propaganda oyunu. Seyirciye belirli bir düşünceyi siyasal, toplumsal vb. görüşleri benimsetmek amacı ile yazılmış oyun.

Propolis : Arı tutkalı. Kirebolu. Karamum. Arı reçinesi. Propolisarının doğadan topladığı yapışkan madde.

Propofol : Propofol. Fenol türevi olan ve % 1’lik sübye biçiminde ve yavaş olarak damar içi yolla kullanılan, oda ısısında sıvı özellikte bir genel anestezik ilaç.

Proportional character spacing : Orantılı karakter boşluğu.

Proportion : Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oran. Tenasüp. Miktar. Orantılı hale getirmek. Simetri. İki niceliğin bölümü. Vücudun çeşitli bölümleri arasındaki uyumluluk, proporsiyon. Ç.boyutlar. Payı belli bir seçeneğe ilişkin gözlem sıklığı, paydası toplam sıklıktan oluşan ve ilgili ayrıtın toplam içindeki oransal payını gösteren bölüm.

 

İngilizce Propone Türkçe anlamı, Propone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Propone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Connive at : Görmezlikten gelmek. Olmasına göz yummak. Ses çıkarmamak. Bile bile göz yummak. Göz yummak.

Spur : Teşvik eden bir şey. Mahmuzlamak. Güdü. Mahmuz. Teşvik etme. Mahmuz takmak. Kışkırtmak. Dürtmek. Dehlemek.

Advise : Tavsiyede bulunmak. Nasihat etmek. Uyarmak. Salık vermek. Öğüt vermek. Haber vermek. Danışmak. Öğütlemek. Bildirmek. Tavsiye etmek.

Posit : Yerleştirmek. Yerine koymak. Farzetmek. Varsaymak. Farz etmek. Önermek. Oturtmak.

Asserted : İleri sürülen. Savunmak (hak). İddia edilen. Öne sürmek. Söylemek. İddia etmek.

Support : Cesaret vermek. Yardım etmek. Kuvvetlendirmek. Kanıtlamak. Doğrulamak. Tarafında olmak. Yatay borunun üzerine oturduğu destek. Geçindirmek. Ağırlığını kaldırmak. Takviye etmek.

Submit : Sunmak. İbraz etmek. Söylemek. İradesine teslim olmak. Arz etmek. Arzetmek. Kendini adamak. Boyun eğmek.

Move : Hareket ettirmek. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Oynatmak. Tahrik etmek. Oynamak. Taşıma. Hareket etmek. Duygulandırmak. Hareket. Yer değiştirmek.

Make a motion : Önerge vermek. Teklif sunmak. Teklifte bulunmak.

Affirms : Söz vermek. Bildirmek. Söylemek. Onaylamak. Doğrulamak. İddia etmek. Beyan etmek. Tekrarlamak. Olumlamak.

 

Propone synonyms : throw out, bring forward, assert, bring about, alleging, carry, argues, put forward, suggest, allege, back up, boost, alleges, feed back, broach, help, feed, asserts, further, recommend, lead, asserting, proposition, affirm, wink at, foster, urge, affirming, state, conduce, encourage, argue, advocate.

Propone zıt anlamlı kelimeler, Propone kelime anlamı

Shorten : Azaltmak. Yelkeni sarıp küçültmek. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Kısalmak. Kısmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Kısaltmak. Azalmak. Kasılmak.

Demote : İndirge. Aşağı dereceye indirmek. Alçalt. İndir. Rütbesini indirmek. Alt sınıfa indirmek. İndirgemek.

Propone ingilizce tanımı, definition of Propone

Propone kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To propose. To bring forward.